Aksa BESS Elektrik Mühendisi Ulaş Yılmaz, Küresel Batarya Pazarındaki Dönüşümü, Türkiye’deki Yatırımcı Davranışlarını ve Aksa BESS’in Karaman’daki 221 MWh’lik Dev Projesini Açıkladı.
ANKARA – 4. Enerji Depolama Zirvesi’nin ilk oturumunda konuşan Aksa BESS Elektrik Mühendisi Ulaş Yılmaz, küresel batarya pazarındaki dönüşümü, Türkiye’deki yatırımcı davranışlarını ve yerli üretim kapasitesini mercek altına aldı. IEA, IRENA ve BloombergNEF’in 2025-2026 raporlarına dayandırdığı sunumunda Yılmaz, elektrikli araç (EV) bataryalarının 2023’te yüzde 89 olan pazar payının 2025’te yüzde 75’e gerilerken, enerji depolama sistemleri (ESS) bataryalarının payının yüzde 8’den yüzde 20’ye yükseldiğini belirtti. Sıfır emisyon politikaları, yenilenebilir entegrasyonu ve şebeke esnekliği ihtiyacının ESS pazarını hızla büyüttüğünü vurgulayan Yılmaz, küresel ESS pazarının 107 GW güç / 307 GWh enerji seviyesine ulaştığını, bunun yüzde 81’inin şebeke ölçekli (front-of-the-meter), yüzde 19’unun ise tüketici tarafı (behind-the-meter) uygulamalardan oluştuğunu aktardı.
Türkiye’deki BESS yatırımcılarını üç ana grupta toplayan Yılmaz, lisanslı depolamalı RES-GES yatırımları, üretime bütünleşik elektrik depolama tesisleri ve müstakil depolama tesislerinin öne çıktığını söyledi. Mevcut gelir modellerinin YEKDEM garantili satış, gün öncesi ve gün içi piyasa arbitrajı, dengesizlik yönetimi ile primer, sekonder ve hızlı frekans kontrol hizmetlerine dayandığını hatırlattı. Ancak birçok projenin hâlâ “birim fiyat üzerinden satış” ve “salt capex kalemi” mantığıyla değerlendirildiğini, kapsam ve performans parametrelerinin belirsiz kaldığını eleştirdi. Yatırımcıların artık SoH degradasyonu, çevrim verimliliği (RTE), kullanılabilir güç oranı (P-rate), deşarj derinliği (DoD), seviyelendirilmiş depolama maliyeti (LCOS) ve ömür sonu (End of Life) gibi metrikleri fizibiliteye dahil etmeye başladığını belirten Yılmaz, bu dönüşümün doğru yatırım kararları için kritik olduğunu vurguladı.
Aksa BESS’in faaliyetlerini anlatan Yılmaz, şirketin Aksa Jeneratör’ün yüzde 75, EVE Energy’nin yüzde 25 ortaklığıyla kurulduğunu ve dünyanın önde gelen batarya üreticilerinden birinin teknolojisini Türkiye’ye taşıdığını ifade etti. Yerli üretim hattında 5 MWh kapasiteli konteyner tipi sistemlerin hem 0,5C hem 1C versiyonlarının üretildiğini, stacking teknolojisi sayesinde yüksek enerji yoğunluğu ve düşük ısı emisyonu sağlandığını anlattı. “Dünyanın en yüksek kapasiteli 1P ESS konteyner tipi batarya ünitesi” olarak tanımladığı ürünlerin Türkiye genelinde 19 lokasyondaki servis ağıyla desteklendiğini kaydetti. Şirketin bugüne kadar Türkiye’nin ilk müstakil elektrik depolama tesisini, en büyük 1P tesisini hayata geçirdiğini, 110 MWh’lik kurulum ve devreye alma sürecini tamamladığını, 600 MWh’lik kapasitenin ise inşaat aşamasında olduğunu açıkladı. Şanlıurfa’daki müstakil tesisin primer frekans kontrol hizmetiyle yan hizmetler piyasasına katılan ilk depolama tesisi olduğunu, Karaman’daki 221 MWh’lik 1P projenin ise Avrupa’nın en büyüklerinden biri olarak öne çıktığını ekledi.
Yılmaz sunumunu sektörün gelecek dönemine dair net bir çerçeveyle tamamladı. Depolamanın artık tercih değil, şebeke için zorunlu bir enstrüman haline geldiğini belirterek gelir modellerinin çeşitlendirilmesi, yatırım metriklerinin doğru temellere oturtulması, yerli üretim ve servis ekosisteminin kurulması, alternatif batarya kimyalarının takip edilmesi ve dağıtık enerji altyapısının güçlendirilmesi çağrısında bulundu. “Bir sonraki aşama daha fazla BESS değil, daha akıllı BESS” ifadesiyle konuşmasını özetleyen Yılmaz, kapasite artışının tek başına yeterli olmayacağını, kaynakların verimli kullanılması ve şebeke operatörleriyle koordinasyonun şart olduğunu söyledi. Aksa BESS’in hem üretim hem uçtan uca proje yetkinliğiyle bu dönüşümde aktif rol üstlenmeye devam edeceğini vurguladı.