Türkiye, son 12 yılda güneş enerjisi yatırımlarında devasa bir atılım gerçekleştirerek kurulu gücünü 641 kat artırmayı başardı. 2013 yılında sıfır noktasında olan güneş enerjisi kapasitesi, 2026 yılı Şubat ayı itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaşarak toplam elektrik kurulu gücünün yaklaşık yüzde 21’ini oluşturur hale geldi. Enerji arz güvenliğini sağlamak ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla sürdürülen bu hamlelerle, yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payı her geçen gün güçlenirken, güneş enerjisi santralleri sayısal olarak ülkedeki tesislerin büyük çoğunluğunu teşkil ediyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre, 2014 yılında yalnızca 40,2 megavat olan güneş enerjisi kapasitesi, aradan geçen kısa sürede büyük bir ivme kazandı. Bu yükseliş sadece kapasiteyle sınırlı kalmayıp üretim rakamlarına da doğrudan yansıdı. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate kadar çıktı. Özellikle kış aylarında dahi güneşin payı dikkat çekici seviyelere ulaştı; Ocak ayında toplam üretimin yüzde 4,87’sini sağlayan güneş santralleri, Şubat ayında bu oranı yüzde 7,11’e taşıdı.
İklim değişikliğiyle mücadele ve enerji ithalatından kaynaklanan cari açığın kapatılması hedefleri doğrultusunda, Türkiye yerli kaynak kullanımını stratejik bir öncelik haline getirdi. Toplam 123 bin 320 megavata ulaşan Türkiye’nin elektrik kurulu gücünde temiz enerji kaynakları artık baskın bir rol oynuyor. Mevcut portföyde hidroelektrik santralleri yüzde 26 ile ilk sırada yer alırken, onu yüzde 20,9 ile güneş, yüzde 19,7 ile doğal gaz ve yüzde 17,7 ile kömür santralleri izliyor. Rüzgar enerjisinin payı yüzde 12,1, jeotermal enerjinin payı ise yüzde 1,4 seviyesinde gerçekleşti. Ülke genelindeki 41 bin 505 elektrik üretim tesisinin 39 bin 426’sını güneş enerjisi santralleri oluşturuyor.
Gelecek vizyonu kapsamında Türkiye, 2035 yılına kadar güneş ve rüzgar enerjisinde toplam 120 bin megavatlık bir kapasiteye ulaşmayı hedefliyor. Bu büyük dönüşüm için yaklaşık 80 milyar dolarlık bir yatırım bütçesi öngörülürken, mevcut projelerle şimdiden bu hedefin üçte birlik kısmına yaklaşılmış durumda. 2053 Net Sıfır Emisyon vizyonu çerçevesinde düzenlenen yeni yarışmalar ve kapasite tahsisleri sayesinde, enerji bağımsızlığı yolunda atılan adımlar hız kazanıyor. Son olarak gerçekleştirilen ihalelerle birlikte, sisteme 650 megavatlık yeni güneş enerjisi kapasitesinin daha kazandırılması planlanıyor.