Güneş enerjisi sektöründe hızla yaygınlaşan TOPCon güneş paneli teknolojisi, son dönemde yayınlanan bilimsel araştırmalarla güvenilirlik tartışmalarının odağına yerleşti. Yeni Güney Galler Üniversitesi (UNSW) ve Ulusal Yenilenebilir Enerji Laboratuvarı (NREL) tarafından yürütülen çalışmalar, bu panellerin nemli-sıcak hava koşulları ve ultraviyole (UV) ışınları altında beklenenden daha hızlı performans kaybı yaşadığını ortaya koyuyor. Özellikle malzeme seçimindeki hataların ve üretim süreçlerindeki hızın, panellerin uzun vadeli verimliliğini tehdit ettiği belirtilirken, sektör paydaşlarına kalite kontrol süreçlerini sıkılaştırmaları yönünde kritik uyarılar yapılıyor.
UNSW araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen testlerde, TOPCon güneş panellerinin 2 bin saatlik nemli ve sıcak hava stresine maruz bırakılması sonucunda %6 ile %16 arasında güç kaybı yaşadığı saptandı. Araştırma, panelin içindeki bileşenleri koruyan koruyucu katman malzemesinin bu süreçte hayati bir rol oynadığını gösteriyor. Sektörde maliyet avantajı nedeniyle yaygın olarak kullanılan EVA malzemesinin, içeriğindeki magnezyum katkıları sebebiyle nemle tepkimeye girerek alkali bir ortam oluşturduğu ve güneş hücresi katmanlarına zarar verdiği belirlendi. Buna karşın, her iki yüzeyde de POE (poliolefin elastomer) kullanılan panellerin çok daha dayanıklı olduğu ve performans kaybının %8 seviyelerinde kaldığı gözlemlendi.
Amerika Birleşik Devletleri merkezli NREL laboratuvarı ise TOPCon teknolojisinin UV ışınları altındaki davranışlarını inceleyen bir çalışma yayımladı. Araştırma, UV kaynaklı bozulmaların karmaşık bir doğaya sahip olduğunu ortaya koyuyor; paneller karanlık ortamda saklandığında bozulma devam ederken, güneş ışığına maruz kaldığında hızlı bir iyileşme belirtisi gösteriyor. Bu değişken durum, panellerin gerçek performans kaybını ölçmeyi zorlaştırıyor. Yapılan testlerde, hücre bazlı bozulma ve iyileşme oranlarının %6 ile % -70 gibi uç değerler arasında büyük farklılıklar gösterdiği tespit edildi.
Almanya’daki Fraunhofer ISE enstitüsü de benzer şekilde TOPCon panellerdeki bozulma oranlarını “kritik” seviyede tanımlayarak, üreticilerin sunduğu uzun süreli garantilerin risk altında olabileceği konusunda uyardı. Uzmanlar, bu teknik sorunların temel nedenini güneş enerjisi sektöründeki aşırı hızlı teknoloji değişimine bağlıyor. TOPCon ürünlerinin yeterli teknik yeterlilik testlerinden ve uzun süreli saha kontrollerinden geçmeden seri üretime dahil edilmesi, sahada beklenmedik arızaların önünü açıyor.
Kiwa PI Berlin’in son raporu ise üretim kalitesinin bölgelere göre ciddi farklılıklar gösterdiğine dikkat çekiyor. Rapora göre, yeni kurulan tesislerin bulunduğu ABD’de hata oranları daha yüksekken, Çinli devlerin uzun süredir faaliyet gösterdiği Vietnam ve Endonezya gibi ülkelerde üretim kalitesi daha stabil seyrediyor. Hatta aynı markanın farklı fabrikalarında, vardiya saatlerine bağlı olarak bile ürün kalitesinde değişimler yaşanabiliyor. Sektör temsilcileri, yatırımcıların ve proje geliştiricilerin bu riskleri minimize etmek için tedarikçilerden şeffaflık talep etmeleri ve kalite denetimlerine daha fazla yatırım yapmaları gerektiğini vurguluyor.