SolarVizyon 2025 2. Oturumunda söz alan Vestel Mobility İş Geliştirme Müdürü Alper Çetin konuşmasında Vestel’in dönüşümü, enerji sektöründeki teknik zorluklar ve batarya teknolojilerinin (BESS) kritik rolü üzerine önemli tespitlerde bulundu.
1. Vestel’in Yapısı ve Stratejik Dönüşümü
Alper Çetin konuşmasına Vestel’in mevcut büyüklüğünü ve yeni stratejik alanlarını tanıtarak başlamıştır:
• Üretim Gücü: Vestel, yıllık 30 milyon cihaz üretim kapasitesi, 3.8 milyar dolar ciro ve 20.000’e yakın çalışanı ile bir teknoloji devidir. Elektronik üretim fabrikası, Avrupa’nın en büyük kapalı alanına ve üretim kapasitesine sahiptir.
• Vestel Mobilite Vizyonu: Şirket stratejisini “Mobilite” başlığı altında üç ana alana odaklamıştır,:
1. Otomotiv Elektroniği: TOGG’un hissedarları arasında yer alan Vestel, TOGG araçlarındaki 1000’den fazla komponenti üretmektedir. Ayrıca dünyanın önde gelen elektrikli araç üreticilerine ekran (display) teknolojileri sağlamaktadır.
2. EV Charger (Elektrikli Araç Şarj İstasyonları): 2013’ten beri yatırım yapılan bu alanda Türkiye’de %65 pazar payına ulaşılmıştır. 1 MW’a varan şarj üniteleri üretilmektedir.
3. Batarya Çözümleri: 2019’da elektrikli bisiklet bataryaları ile başlayan süreç, telekom baz istasyonları ve nihayetinde şebeke ölçekli (utility-scale) enerji depolama sistemlerine evrilmiştir.
2. Enerji Sektöründeki Dönüşüm: “Elektrik Çağı”
Çetin, enerji sektörünün yaşadığı değişimi “Elektrik Çağı” olarak tanımlamakta ve şu verileri paylaşmaktadır:
• Son 10 yılda elektrik üretimine yapılan yatırımların %98’i rüzgar ve güneş (yenilenebilir) enerjisi kaynaklıdır. Toplam enerji yatırımlarının yarısından fazlası bu alanlara kaymıştır.
• Geri kalan %50’lik yatırım ise şebekelerin bu dönüşüme ayak uydurabilmesi için elektrifikasyon ve şebeke güçlendirmelerine ayrılmaktadır.
3. Şebeke Mimarisi ve Teknik Zorluklar
Konuşmanın en teknik bölümünde Çetin, geleneksel şebeke ile yeni nesil şebeke arasındaki farkları ve ortaya çıkan problemleri detaylandırmıştır:
• Eski Şebeke (Senkron Jeneratörler): Eskiden enerji akışı tek yönlüydü (kaynaktan yüke). Konvansiyonel santrallerdeki senkron jeneratörler, yüksek atalet (inertia) sağlayarak şebeke kararlılığını (frekans ve gerilim) doğal olarak destekliyordu.
• Yeni Şebeke (İnvertör Tabanlı): Güneş ve rüzgar santralleri güç elektroniği (invertör) tabanlıdır ve ataletleri yoktur. Enerji akışı artık çift yönlüdür (yükten kaynağa da akış vardır). Bu durum şebekeyi “zayıf” ve yönetilmesi zor hale getirmektedir.
• Karşılaşılan Problemler:
◦ Frekans Dengesizliği: Üretim ve tüketimdeki ani değişimler (örneğin bir bulutun güneş santralini gölgeleyip üretimi aniden düşürmesi) frekansın hızla değişmesine (RoCoF) neden olmaktadır.
◦ Gerilim Sorunları: Üretilen enerjinin tüketilememesi gerilim yükselmelerine yol açmaktadır.
◦ Güç Kalitesi: Harmonikler ve güç faktörü problemleri artmaktadır.
4. Çözüm: Batarya Enerji Depolama Sistemleri (BESS)
Alper Çetin, bataryaları şebekedeki problemlerin çözümü için bir “Ferrari”ye benzeterek, bataryaların sunduğu “Değer İstifleme” (Value Stacking) özelliklerini anlatmıştır:
• Teknolojik Yetkinlik (Grid Forming): Bataryalar, “Grid Forming” (Şebeke Oluşturucu) teknolojisi sayesinde milisaniyeler mertebesinde tepki verebilir. Sanal atalet (virtual inertia) sağlayarak senkron jeneratörlerin eksikliğini kapatırlar.
• Sunulan Hizmetler:
◦ Frekans Kontrolü (PFK, SFK)
◦ Reaktif güç desteği (4 bölgede çalışma yeteneği)
◦ Black Start (Şebeke çöktüğünde sistemi yeniden ayağa kaldırma)
◦ Yatırım öteleme (Gereksiz trafo/hat yatırımlarını engelleme)
• Maliyet Düşüşü: Batarya maliyetleri son 10 yılda %70-80 oranında düşmüştür, bu da yatırımları cazip hale getirmektedir.
5. Piyasa Analizi: Kaliforniya Örneği ve Türkiye
Sunumda, batarya ihtiyacının somut kanıtı olarak Kaliforniya ve Türkiye piyasaları karşılaştırılmıştır:
• Kaliforniya “Ördek” ve “Kanyon” Eğrisi: Kaliforniya’da yenilenebilir enerji o kadar artmıştır ki, öğlen saatlerinde üretilen enerji tüketilememekte ve “kısıntıya” (curtailment) gidilmektedir. 2024 itibarıyla 3.4 TWh temiz enerji (güneş/rüzgar) çöpe gitmiştir.
• Türkiye Görünümü: Türkiye de benzer bir senaryoya doğru gitmektedir. EPİAŞ verilerine göre, güneşin yoğun olduğu saatlerde elektrik fiyatları tabana (sıfıra yakın), akşam saatlerinde ise tavana vurmaktadır. Dengesizlik maliyetleri artmaktadır. Bu dalgalanmayı yönetmek için bataryalar şarttır.
6. İklim Hedefleri ve Sonuç
Çetin konuşmasını küresel iklim hedefleriyle bağlayarak bitirmiştir:
• Net Zero Hedefi: 2050 yılına kadar küresel sıcaklık artışını 1.5 derecede tutmak için yenilenebilir enerji kapasitesinin 3 katına, batarya kapasitesinin ise 6 katına çıkarılması gerekmektedir.
• Son Mesaj: Çölün ortasındaki konteynerler gibi görünen batarya sistemleri, aslında “temiz enerji devriminin anahtarıdır”.
Yatırımcı perspektifiyle ilgili bir soruya cevaben ise; Türkiye’de finansmana erişim zorlukları olsa da, batarya yatırımlarının herhangi bir alım garantisine ihtiyaç duymadan, sadece arbitraj ve yan hizmet gelirleriyle bile fizibil olabilecek kadar ucuzladığını ve yatırımcı ilgisinin yüksek olduğunu belirtmiştir.