Turan Çiçekçi: “Enerji Depolama Sektöründe Fiyat Rekabeti ile Kalite Birlikte İlerlemeli”

SolarVizyon2025 etkinliğinde konuşan Wayon Energy Türkiye Genel Teknik Danışmanı Turan Çiçekçi, Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde enerji depolama sistemlerinin kritik rolüne ve şebeke esnekliğinin önemine dikkat çeken kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Wayon Energy’nin küresel yapılanması hakkında bilgi vererek söze başlayan Çiçekçi, şirketin enerjinin dijitalleşmesi ve temiz enerji alanındaki akıllı çözümlere odaklandığını, üretim ve Ar-Ge merkezlerinin Çin, Meksika, Brezilya, Tanzanya ve Macaristan gibi ülkelere yayıldığını belirtti. Şirketin kaynak, şebeke, yük ve depolama süreçlerine yönelik entegre hizmetler sunduğunu ifade eden Çiçekçi, elektrik şebekelerinden sanayi, ticaret ve konutlara kadar geniş bir yelpazede çözümler geliştirdiklerini aktardı.

Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiçekçi, ülkenin mevcut durumda 24 GW güneş ve 14 GW rüzgar olmak üzere toplam 38 GW’lık bir yenilenebilir enerji kapasitesine ulaştığını vurguladı. Türkiye’nin artık Avrupa’daki gelişmeleri sadece izleyen değil, bu gelişmeleri içselleştiren bir konumda olduğunu belirten Çiçekçi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2035 yılı için belirlediği 120 GW’lık güneş ve rüzgar kurulu güç hedefinin son derece vizyoner ve stratejik bir adım olduğunu kaydetti. Ancak bu kapasite artışının şebeke üzerinde bazı zorluklar yarattığına dikkat çeken Çiçekçi, rüzgar santrallerinin Ege ve Marmara’da, güneş santrallerinin ise İç Anadolu’da yoğunlaşmasının üretim ve talep dengesinde bölgesel farklılıklar ve kısa süreli uyumsuzluklar oluşturduğunu ifade etti.

Şebekedeki frekans ve gerilim dalgalanmaları ile operasyonel belirsizliklerin yönetilmesi için daha esnek bir şebeke yapısına ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Çiçekçi, bu noktada enerji depolama sistemlerinin diğer yöntemlere göre öne çıktığını belirtti. Depolama sistemlerinin milisaniyeler seviyesinde frekans değişikliklerine yanıt verebildiğini, gerilim düzenlemesine katkı sağladığını ve ani üretim değişimlerini yumuşatarak sistemi dengede tuttuğunu açıklayan Çiçekçi, bu teknolojinin hem iletim hem de dağıtım seviyesinde en etkili destek aracı olduğunu savundu.

Sektördeki hızlı büyümeyle birlikte ortaya çıkan fiyat ve kalite rekabeti konusuna da değinen Wayon Energy yöneticisi, fiyat rekabetinin kaliteyle paralel ilerlemesi gerektiği uyarısında bulundu. Kaliteden ödün verilmesi durumunda yatırımcıların öngörülemeyen kapasite düşüşleri, artan arıza sıklıkları ve yüksek işletme-bakım maliyetleri gibi sorunlarla karşılaşabileceğini belirten Çiçekçi, batarya sistemlerinin sadece pasif birer devre elemanı olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Güvenilir bir depolama sistemi için sadece kabinlerin değil, hücre teknolojisi, batarya yönetim sistemi (BMS), güç dönüştürme sistemlerinin (PCS) şebeke oluşturma yetenekleri, termal yönetim ve yangın güvenliği altyapısının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

Konuşmasının sonunda Wayon Energy’nin güncel verilerini paylaşan Turan Çiçekçi, şirketin dünya çapında tamamlanmış 100’e yakın proje ile yaklaşık 2 GW’lık kurulu güce ve 6 GW’lık üretim kapasitesine sahip olduğunu açıkladı. Şirketin sadece lityum teknolojilerine odaklanmadığını, aynı zamanda hidrojen depolama alanında da çözümler sunduğunu belirten Çiçekçi, sadece iki ay önce Portekiz’de 5 MW’lık bir hidrojen depolama santralini devreye aldıklarını, böylece geleceğin teknolojilerine yönelik adımlar attıklarını sözlerine ekledi.

SolarVizyon2025-Oturum-8