Tolgay Benderli: “Artık Devlet Teşvikli Ve Alım Garantili Yenilenebilir Enerji Yatırım Süreci Bitti”

SolarVizyon 2025 konferansının dikkat çeken oturumlarından birinde Naturel Holding Yönetim Kurulu Üyesi Tolgay Benderli, enerji sektöründeki yatırım iklimi, değişen finansman koşulları ve geleceğin iş modelleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Benderli, yatırımcılara “eski alışkanlıkları bırakma ve profesyonelleşme” çağrısında bulundu.
Benderli konuşmasının başında küresel enerji dönüşümünün finansal boyutuna dikkat çekerek, dünya genelinde 2030 ve 2050 iklim hedeflerine ulaşmak için yapılması gereken yatırım miktarının 4,5 trilyon dolar seviyesinde olduğunu, ancak gerçekleşmelerin 2-2,5 trilyon dolarda kaldığını belirtti. Sektördeki inovasyon dalgalarının geçmişte 50-100 yıl sürerken, günümüzde bu sürenin 10-15 yıla kadar düştüğünü vurgulayan Benderli, artık sadece üretim santrali kurmanın yeterli olmadığını, işin içine depolama, şebeke esnekliği ve dijitalleşmenin girdiğini ifade etti.
Yatırımcılar için en kritik uyarısını devlet teşvikleri ve alım garantileri konusunda yapan Benderli, 2013-2020 yılları arasında sektörü büyüten “alım garantili” (feed-in tariff) döneminin artık sona erdiğini net bir dille ifade etti. Hem Türkiye’de hem de dünyada artık 15-20 yıl boyunca sabit dolar fiyatıyla devletin elektrik alımı yaptığı bir modelin kalmadığını belirten Benderli, yeni yatırımcıların fizibilitelerini serbest piyasa koşullarına ve kendi portföy yönetim becerilerine göre yapmaları gerektiğinin altını çizdi.
Finansman dünyasının bakış açısının da değiştiğini vurgulayarak, bankaların artık sadece santralin kurulu gücüne veya teorik üretimine bakmadığını, yatırımcının bilançosuna ve o portföyü yönetebilme kabiliyetine odaklandığını söyledi. Özellikle hidroelektrik ve jeotermal santrallerde iklim değişikliğine bağlı kaynak sıkıntıları yaşandığını hatırlatan Benderli, bu risklerin ancak hibrit tesisler ve çeşitlendirilmiş portföylerle yönetilebileceğini, finansçıların da artık bu risk yönetimini sorguladığını belirtti.
Sektöre girmek isteyen bireysel yatırımcılara ve sanayicilere yönelik önemli tavsiyelerde bulunan Benderli, enerji yatırımcılığı ile kendi öz tüketimi için santral kuran sanayici arasındaki mentalite farkına dikkat çekti. 200 ila 500 megavatın altında bir portföyü yönetmenin genel giderler açısından verimli olmadığını savunan Benderli, küçük ve orta ölçekli yatırımcıların kendi operasyonlarını kurmak yerine, sermaye piyasalarındaki gibi profesyonel portföy yöneticileriyle veya “toplayıcı” (aggregator) lisansına sahip şirketlerle çalışmasının daha rasyonel olacağını dile getirdi.
Geleceğin enerji piyasasında sadece devasa arazi tipi santrallerin değil, Avrupa örneğinde olduğu gibi mesken tipi çatı güneş sistemlerinin ve müstakil batarya çözümlerinin de öne çıkacağını belirten Benderli, yatırımcılara sadece santral kurulumuna (CAPEX) odaklanmamalarını, teknolojiyi ve ekipman kalitesini de ön planda tutmalarını önerdi. Tedarik zincirinde ve müteahhitlik hizmetlerinde (EPC) doğru partner seçiminin hayati önem taşıdığını, aksi takdirde geri dönüşü olmayan hatalar yapılabileceğini sözlerine ekledi.

