SolarVizyon 2025: Depolamalı GES’lerde Tracker Etkisi, Siber Güvenlik ve Yerli Üretim
Siemens sponsorluğunda ve Solarbaba Kurucusu Uğurel moderatörlüğünde gerçekleşen SolarVizyon2025’in yedinci oturumunda, teknolojinin detaylarından sektörün yapısal sorunlarına kadar geniş bir yelpaze ele alındı. Güç elektroniğinde Silisyum Karbür devrimi ve siber güvenlik riskleri, sektörün kanayan yarası olan mevzuat değişiklikleri, depolamalı santrallerde güneş takip sistemlerinin (tracker) batarya ömrüne etkisi ve entegre enerji çözümleri tartışıldı.
“Eviricileri İnternete Bağlamak Kapı Açmaktır: Siber Güvenlik Artık Bir ‘Enerji Arz Güvenliği’ Meselesidir”
Siemens Satış Müdürü Mehmet Zafer Onat, evirici (inverter) teknolojisindeki dönüşümü ve geleceğin risklerini anlattı. Geleneksel silikon tabanlı transistörlerin yerini Silisyum Karbür (SiC) teknolojisinin aldığını belirten Onat, bu yeni malzemenin 200 derece sıcaklıklara dayanabildiğini, %99 verimlilik sağladığını ve çok daha hızlı anahtarlama yaparak güç kalitesini artırdığını vurguladı.
Konuşmasının en dikkat çekici bölümünde ise siber güvenlik konusuna değinen Onat, “Tesisleri izlemek için cihazları internete bağlamak zorundayız, ama bu bir kapı açmak demektir. Bu kapının kontrolü ne kadar bizde? Siber güvenlik artık sadece veri güvenliği değil, enerji arz güvenliğinin bir parçasıdır,” uyarısında bulundu. Onat, Avrupa ve Amerika’daki yeni standartlara (UN standartları vb.) uyumun kritik olduğunu belirtti.
“Google Translate ile ‘Depolama’ Öğrenilince Ülke Çöplüğe Döndü: 35 GW’ın Tamamı Realize Olmaz”
Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Başkanı Elvan Aygün Anbar, sektörün yaşadığı “10 Problem”i dobra bir dille özetledi. En büyük sorunun sürekli değişen mevzuatlar olduğunu belirten Anbar, “Kervan yolda dizilir mantığıyla o kadar çok yola çıkıyoruz ki, artık bilgi takibi yapamaz hale geldik” dedi.
35 GW’lık depolama lisans sürecini eleştiren Anbar, “Google Translate’ten İngilizce çeviri yapabilen herkes bir gecede depolama üreticisi oldu. Bu kapasitenin tamamının realize olacağını düşünmüyorum,” diyerek gerçekçi bir tablo çizdi. Anbar, çözüm önerileri arasında; kamu kurumları (itfaiye, belediye) arasındaki kopukluğun giderilmesi, nitelikli iş gücünün korunması ve en az 5 yıllık öngörülebilir bir YEKA takvimi oluşturulmasını sıraladı.
“Sabit Açılı GES Bataryayı 4 Saatte Şarj Ederken, Tracker ile Bu Süre 7,5 Saate Çıkıyor: Batarya Ömrü İçin Kritik”
Başarı Enerji Genel Müdürü Ümit Şen, savunma sanayindeki hedef takip tecrübelerini güneşe nasıl uyarladıklarını ve depolamalı GES’lerde tracker (takip sistemi) kullanmanın teknik avantajlarını verilerle anlattı. Şen, sabit açılı bir santralin bataryayı şarj etmek için kışın sadece 4 saati varken, trackerlı sistemin güneşi takip ederek bu süreyi 7,5 saate çıkardığını belirtti.
Bu sürenin uzamasının batarya sağlığı için hayati olduğunu vurgulayan Şen, “Daha uzun sürede şarj etmek, bataryayı daha düşük ‘C-rate’ (akım hızı) ile doldurmak demektir. Bu da batarya ömrünü uzatır ve kapasite kaybını azaltır,” dedi. Ayrıca tracker kullanımının, üretim eğrisini piyasa takas fiyatlarının (PTF) yüksek olduğu saatlere yayarak geliri %6-8 oranında artırdığını paylaştı.
“Depolama Artık Tali Bir Unsur Değil: 2026’da 5 GW Üretim Kapasitesi Geliyor”
Europower Enerji Genel Müdür Yardımcısı Refik Şenol Çetin, enerjide “entegrasyon” kavramının önemine dikkat çekti. Depolamanın artık yenilenebilir enerjiye eklenen yan bir unsur değil, şebeke esnekliğini sağlayan temel bir bileşen olduğunu belirten Çetin, Europower olarak konut tipi (Sun Junior) ve şebeke ölçekli çözümleri uçtan uca sunduklarını ifade etti.
Gelecek planlarını da paylaşan Çetin, 2026 yılının ilk çeyreğinde güç trafosu fabrikasını, ikinci yarısında ise 5 GW ölçeğindeki enerji depolama üretim ve entegrasyon tesisini devreye alarak yerli mühendislik kapasitesini artıracaklarını duyurdu.

