Nihat Aksüt: “Enerji Depolama Yatırımlarında Uzun Dönem Servis Anlaşmaları Hayati Öneme Sahip”

SolarVizyon2025 etkinliğinde konuşan Alarko Gotion Genel Müdürü Nihat Aksüt, enerji depolama yatırımlarında uzun dönem servis anlaşmalarının finansal sürdürülebilirlik açısından kritik olduğunu vurguladı.
Alarko Holding’in pil ve batarya üreticisi Gotion ile yaptığı ortaklık sayesinde Türkiye’de şebeke ölçeğinde enerji depolama sistemleri ve LFP hücre üretimi gerçekleştirileceğini açıkladı.
Teknolojik gelişmelere değinerek konteyner bazlı sistemlerde artık 7 MWh depolama kapasitesine ulaşıldığını, bunun santral sahalarında alan tasarrufu sağladığını ve EPC maliyetlerini düşürdüğünü ifade etti.
Sunumunun ana odağında yer alan Uzun Dönem Servis Anlaşmaları (LTSA) ile standart garantiden farklı olarak 20 yıla kadar performans, verimlilik ve kapasite güvencesi sunulduğunu vurguladı.
Sektördeki teknolojik gelişmelere dair çarpıcı veriler paylaşan Aksüt, batarya hücre kapasitelerinin maliyetleri düşürmek amacıyla sürekli arttığını vurguladı. Gotion’ın 588 amper-saatlik hücrelerinin sertifikasyon süreçlerini tamamladığını örnek gösteren Aksüt, bu kapasite artışının sistem yoğunluğunu da değiştirdiğini ifade etti. Standart 20 feet’lik bir konteynerda artık 7 MWh’lik enerji depolama kapasitesine ulaşıldığını belirten yönetici, bu yüksek yoğunluklu sistemlerin ve sırt sırta (back-to-back) yerleşim dizaynlarının, santral sahalarında %33’e varan alan tasarrufu sağladığını, bunun da inşaat ve kablolama gibi EPC maliyetlerini ciddi oranda düşürdüğünü kaydetti.
Nihat Aksüt’ün sunumunun ana odağını ise enerji depolama yatırımlarının finansal sürdürülebilirliği için hayati önem taşıyan “Uzun Dönem Servis Anlaşmaları” (Long Term Service Agreements – LTSA) oluşturdu. Aksüt, standart ürün garantisi ile LTSA arasındaki farkın yatırımcılar tarafından iyi anlaşılması gerektiğinin altını çizdi. Standart garantinin sadece ürün kusurlarına karşı belirli bir süre (3-5 yıl) koruma sağladığını, ancak LTSA’nın 20 yıla kadar uzanabilen, sistemin performansını, emre amadeliğini (availability), verimliliğini ve kapasite kaybını sözleşmeyle taahhüt altına alan bir hizmet modeli olduğunu açıkladı.
Yatırımcıların risk yönetimi ve bankalardan finansman sağlayabilmesi (bankabilite) açısından bu anlaşmaların artık bir sektör standardı haline geldiğini belirten Aksüt, 2024 yılında yapılan küresel bir ankete göre projelerin %84’ünde LTSA yapıldığını aktardı. Bu anlaşmaların maliyetinin proje yatırım harcamalarının (CAPEX) %0,5’i ile %6’sı arasında veya yıllık kilovat-saat başına 2 ila 4 dolar seviyelerinde değiştiğini paylaşan Aksüt, sigorta şirketleri ve finans kuruluşlarının da artık sistemin tüm ekonomik ömrünü kapsayan bu tür güvenceleri şart koştuğunu ifade etti.
Konuşmasının son bölümünde küresel batarya pazarındaki arz-talep dengesine ve Çin faktörüne değinen Nihat Aksüt, Çin’deki lityum iyon pil üretim kapasitesinin iç pazar talebine kıyasla %312 oranında fazlalık verdiğini açıkladı. Bu devasa kapasite fazlasının Çinli üreticileri sadece ihracat yapmaya değil, yurt dışında üretim tesisleri kurmaya teşvik ettiğini belirten Aksüt, Alarko ile Gotion arasındaki %60 Alarko, %40 Gotion hisse yapılı ortaklığın da bu stratejik yönelimin bir sonucu olduğunu vurguladı. Aksüt, depolama sürelerinin de artık dünya genelinde 2 saat ve üzerine kaydığını, projelerin %87’sinin bu sürenin üzerinde kurgulandığını sözlerine ekledi.

