Muhsin Mazman: “Artık Sektörde 2-4 Saatlik Elektrik Depolamaya Evrilen Bir Eğilim Var”

SolarVizyon2025 etkinliğinde sahne alan T Dinamik Enerji Depolama Direktörü ve sektörün deneyimli ismi Muhsin Mazman, enerji depolama teknolojileri, küresel tedarik zincirindeki jeopolitik değişimler ve Türkiye’nin bu dönüşümdeki stratejik konumuna dair çarpıcı analizler içeren kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Sektörde 30 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu ve laboratuvar aşamasından ticarileşmeye kadar depolamanın her alanında bulunduğunu belirten Mazman, konuşmasına dünyanın kömür ve petrol çağından elektrik ve dijitalizasyon çağına geçiş sürecini değerlendirerek başladı.

Mazman, enerji dönüşümünün (transition) sadece çevresel kaygılarla değil, yenilenebilir kaynakların artık en ucuz enerji kaynağı olması sebebiyle ekonomik bir zorunluluk olarak ilerlediğini vurguladı. Bu yeni çağın, karbon sıfır hedefleri, elektrifikasyon ve yapay zeka destekli akıllı yönetim sistemleri üzerine kurulu olduğunu ifade eden Mazman, bu dönüşümün küresel güç dengelerini de kökten değiştirdiğine dikkat çekti. Geçmişte petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan ülkelerin (ABD, Rusya, Körfez ülkeleri) “eski dünyanın efendileri” olduğunu, ancak yeni düzende lityum, nikel, kobalt ve bakır gibi kritik mineralleri işleyen ve teknolojiyi üreten ülkelerin liderliği ele geçirdiğini belirtti.

Sunumunda Çin’in bu alandaki tartışmasız hakimiyetine geniş yer ayıran Mazman, güneş paneli üretiminde ilk 20 firmanın tamamının, invertör pazarının büyük çoğunluğunun ve batarya hücresi üretiminin yüzde 65’inin Çin kontrolünde olduğunu aktardı. Geriye kalan pazar payının ise büyük oranda Kore ve Japonya (LG, Samsung, Panasonic) elinde olduğunu hatırlatan Mazman, Batı dünyasının Çin’i durdurmaya yönelik ticaret savaşları başlattığını ancak bunun bir paradoks yarattığını ifade etti. Batı’nın Çin mallarını engellemesinin enerji dönüşüm maliyetlerini artırarak enflasyona yol açacağını, Çin’in ise devasa üretim kapasitesini sürdürebilmek için Batı’nın alım gücüne muhtaç olduğunu vurguladı.

Teknoloji ve pazar trendlerine de değinen T Dinamik yöneticisi, batarya hücrelerinin boyutlarının giderek büyüdüğünü, eskiden 280-314 amper-saat olan standartların artık 500 amper-saat ve üzerine çıktığını belirtti. Depolama sürelerinin de frekans kontrolü odaklı 1 saatlik sistemlerden, yük kaydırma (load shifting) odaklı 2 ila 4 saatlik sistemlere evrildiğini söyledi. Fiyatların düşüş eğiliminde olduğunu paylaşan Mazman, hücre fiyatlarının 35-40 dolar, DC blok fiyatlarının 80-90 dolar ve anahtar teslim kurulum maliyetlerinin (EPC) globalde 120-140 dolar seviyelerine gerilediğini, Türkiye’de ise vergiler nedeniyle maliyetlerin bir miktar daha yüksek olduğunu kaydetti. Ayrıca projelerin finansmanında Bloomberg’in “Bankability” (kredibilite) listelerindeki Tier-1 tedarikçilerle çalışmanın önemine değindi.

Konuşmasının son bölümünde Türkiye’nin durumunu değerlendiren Mazman, Türkiye’nin hem Batı ile ilişkilerini koruyup hem de Uzak Doğu ile iş birliği yaparak bir köprü vazifesi görmesi gerektiğini savundu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın 2035 yılı için koyduğu 120 GW’lık rüzgar ve güneş hedefi doğrultusunda yıllık yaklaşık 8 GW’lık kurulum beklendiğini ifade etti. Türkiye’deki depolama projelerinin pilot aşamadan gerçek saha uygulamalarına geçtiğini belirten Mazman, halihazırda Polat Enerji, Egesan ve Oze gibi firmaların projelerinin hayata geçtiğini, 2026’nın ilk çeyreğinde tamamlanacak yaklaşık 430 MWh’lik bir kapasite olduğunu ve toplamda 600 MWh’in üzerinde projenin yolda olduğunu sözlerine ekledi.

SolarVizyon2025-Oturum-8