Ne arıyorsunuz?

Hakan Uzunhekim: “Türkiye Dinamik Ama Finans Maliyetlerinin Yüksek Olduğu Bir Ülke”

Hakan Uzunhekim: "Türkiye Dinamik Ama Finans Maliyetlerinin Yüksek Olduğu Bir Ülke"

SolarVizyon2025 etkinliğinin 3. Oturumunda sahne alan Actus Solar Genel Koordinatörü Hakan Uzunhekim, Türk enerji yatırımcılarının son dönemde yoğun ilgi gösterdiği Avrupa pazarlarını, finansman olanaklarını ve Türkiye pazarındaki son durumu mercek altına alan kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Yaklaşık 10 yıldır sektörde faaliyet gösteren ve İngiliz-Türk ortaklı yapısıyla Londra, Hamburg, Münih, New York ve Houston gibi merkezlerde temsilcilikleri bulunan Actus Solar adına konuşan Uzunhekim, özellikle İtalya ve Romanya pazarlarını Türkiye ile kıyaslayarak yatırımcılara kritik uyarılarda bulundu.

Uzunhekim konuşmasına Türkiye pazarının mevcut durumunu analiz ederek başladı. Türkiye’nin oldukça dinamik bir pazar olduğunu ancak öngörülebilirlik konusunda sorunlar yaşandığını belirten Uzunhekim, özellikle 5.1.h kapsamındaki projelerde son 5 aydır kapasite tahsisi yapılamadığını ve yatırımcıların belirsizlik içinde beklediğini ifade etti. Türkiye’deki finansman koşullarına da değinen Uzunhekim, TL bazlı kredi faizlerinin yüzde 45’in altına inmemesi nedeniyle TL ile borçlanmanın fizibl olmadığını vurguladı. Ancak yeni ekonomi yönetiminin performansından övgüyle bahseden Uzunhekim, Türkiye’nin risk priminin (CDS) 700-800 seviyelerinden 210 baz puan seviyelerine gerilemesini “müthiş bir başarı” olarak nitelendirdi. Bu düşüşün, döviz bazlı kredilerde maliyetleri (Euribor + risk primi + banka karı) aşağı çekerek finansmanı bir nebze rahatlattığını belirtti. Ayrıca YEKDEM mekanizmasının Euro’ya dönmesinin ve siyasi istikrarın yeniden tesis edilmesinin sektöre güven verdiğini sözlerine ekledi.

Sunumun ana gövdesini ise Türk yatırımcıların radarına giren İtalya ve Romanya pazarlarının detaylı analizi oluşturdu. İtalya’yı “Avrupa Birliği’nin en olgun ancak güneş enerjisinde muadillerine göre geride kalmış pazarı” olarak tanımlayan Uzunhekim, ülkenin bu açığı kapatmak için ciddi vergi teşvikleri sunduğunu belirtti. İtalya pazarında şu an spot piyasa elektrik fiyatlarının 100 Euro/MWh seviyelerinde seyrettiğini, ancak bankaların projeksiyonlarında bu rakamın 70-80 Euro/MWh bandına oturmasının beklendiğini aktardı. İtalya’daki en büyük zorluğun bürokrasi olduğuna dikkat çeken Uzunhekim, Türkiye’de 6 ay ile 1 yıl arasında süren proje geliştirme süreçlerinin İtalya’da 2-3 yılı bulabildiğini, bu nedenle yerel bir ortakla çalışmanın şart olduğunu vurguladı. Finansman tarafında ise İtalya’da yerleşik bir bilançosu olan firmalar için Avrupa bankalarının kapılarının açık olduğu belirtildi.

Romanya pazarını ise “Hızlı büyüyen, Türkiye’nin 2015-2018 dönemine benzeyen ancak daha planlı ilerleyen bir pazar” olarak nitelendiren Uzunhekim, buradaki fırsatların altını çizdi. Romanya’nın en büyük avantajının Avrupa Birliği hibeleri ve CfD (Fark Sözleşmesi) mekanizması olduğunu belirten Uzunhekim, yatırım maliyetinin (CAPEX) yüzde 20-25’ine varan oranlarda hibe desteği alınabildiğini aktardı. CfD mekanizması sayesinde yatırımcıların 15 yıl boyunca devlet garantili sabit fiyatla satış yapabildiğini, piyasa fiyatının bu rakamın üzerine çıkması durumunda ise farkın devlete ödendiğini anlattı. Ancak Romanya’da şebeke bağlantı görüşü almanın maliyetli ve riskli bir süreç olduğunu hatırlatan Uzunhekim, “Ready to Build” (İnşaata Hazır) aşamasına gelmeden önce MW başına yaklaşık 50 bin Euro’yu bulan teminat ve harçların ödenmesi gerektiğini, bunun da geliştirme sürecindeki en büyük risk olduğunu ifade etti.

Finansman erişimi açısından üç ülkeyi kıyaslayan Uzunhekim, Türkiye’de finansmanın daha çok kalkınma bankaları (EBRD, Dünya Bankası vb.) ve bunların Türk bankalarına sağladığı fonlar üzerinden yürüdüğünü belirtti. İtalya’da ticari bankaların projeleri finanse etmeye istekli olduğunu ancak Türk firmalarının Avrupa’da finansal bir geçmişi olmamasını dezavantaj olarak gördüklerini söyledi. Romanya’da ise yerel bankaların finansman sağladığını ancak proje finansmanı (project finance) kültürünün İtalya veya Türkiye kadar gelişmediğini, daha çok kurumsal finansman mantığıyla hareket ettiklerini ve teminat istediklerini dile getirdi.

Sonuç olarak Uzunhekim, sabırlı ve uzun vadeli düşünen, kurumsal yapısı oturmuş yatırımcılar için İtalya’nın; daha hızlı getiri arayan, yüksek risk iştahına sahip ve hibe fırsatlarını değerlendirmek isteyen yatırımcılar için ise Romanya’nın cazip olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.

SolarVizyon2025-Oturum-3