Ne arıyorsunuz?

Cengiz Kılıç: “Lisanssız Güneş Enerji Santrali Uygulamalarında Saatlik Mahsuplaşma Oyunu Değiştirecek”

Cengiz Kılıç: "Lisanssız Güneş Enerji Santrali Uygulamalarında Saatlik Mahsuplaşma Oyunu Değiştirecek"

SolarVizyon2025 etkinliğinin 5. oturumunda yer alan Zenergy ve Zentral Enerji Genel Müdürü Cengiz Kılıç, sektörün gündemine oturan Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği taslağı ve toplayıcılık faaliyetleri hakkında kritik değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, güneş enerjisi yatırımlarında oyunun kurallarının değiştiğini vurgulayarak, özellikle saatlik mahsuplaşmaya geçiş ve 10 yılını dolduran santrallerin yeni finansal gerçeklikleri üzerine detaylı bir projeksiyon sundu.

Konuşmasına lisanssız üretim santrallerini 2019 öncesi ve sonrası olarak iki ayrı dönemde ele alarak başlayan Kılıç, 2019 öncesi kurulan santrallerin sembolik tüketimlerle sınırsız satış hakkına sahip olduğu ve dolar bazlı yüksek getiri sağladığı “yayla yürüyüşü” döneminin geride kaldığını belirtti. Yeni taslak yönetmelik ile birlikte sektörün artık daha zorlu bir patikaya girdiğini ifade eden Kılıç, en radikal değişikliğin aylık mahsuplaşmadan saatlik mahsuplaşmaya geçiş olduğunu vurguladı. Bu yeni sistemde, tüketicilerin artık sistem kullanım limitlerinin (kontörlerinin) çok daha hızlı tükeneceğini ve üreticilerin ihtiyaç fazlası elektriği şebekeye bedelsiz vermek zorunda kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

Cengiz Kılıç, özellikle 10 yıllık alım garantisi süresini dolduran veya doldurmak üzere olan 2019 öncesi tesisler için finansal tablonun ciddi şekilde değişeceğine dikkat çekti. Geçmişte 1 MW’lık bir santralin brüt 220 bin dolar civarında gelir elde ettiğini hatırlatan Kılıç, yeni dönemde bu rakamın yaklaşık 56 bin dolar seviyelerine düşeceğini hesapladıklarını açıkladı. Bu düşüşün temel sebebinin, piyasa takas fiyatının (PTF) düşük olduğu veya dağıtım bedellerinin maliyeti kurtarmadığı saatlerde santrallerin üretimini kısmak veya kapatmak zorunda kalacak olması şeklinde özetlendi. Kılıç, bu noktada “toplayıcılık” (aggregator) kurumunun devreye gireceğini ve santrallerin zarar etmemesi için uzaktan müdahale ile invertörlerin kapatılması gibi optimizasyon süreçlerini yöneteceğini belirtti.

Sunumda mesken tipi kurulumlara da değinen Kılıç, yeni taslakta meskenler için satış limitinin bulunmadığını ancak fiyatlandırma mekanizmasının değiştiğini aktardı. Buna göre, hem üretici hem tüketici olan bir mesken abonesi, şebekeden çektiği elektriği yüksek fiyattan alırken, şebekeye sattığı elektriği daha düşük olan tarifeden satmak durumunda kalacak, bu da eskiden var olan arbitraj avantajını ortadan kaldıracak. Ayrıca sektörde yaygın olarak kullanılan ve şebekeye basmayı engelleyen “limiter” sistemlerinin artık yasal olarak “kaçak” statüsünde değerlendirileceği ve cezai yaptırımlara tabi olacağı uyarısında bulundu. Benzer şekilde, kabul işlemi yapılmadan tesisin enerjilendirilmesi durumunda geçmişte oluşan 15 günlük boşluğun kapatıldığı ve bu durumun da cezalandırılacağı ifade edildi.

Kılıç, yatırımcılara yönelik stratejik tavsiyelerde bulunarak konuşmasını tamamladı. Yeni saatlik mahsuplaşma düzeninde, eskiden olduğu gibi tüketimin iki katı kapasite kurmanın artık rasyonel olmadığını belirtirken, yatırımcıların tüketimlerinin yüzde 70’i veya yüzde 80’i kadar bir kurulu gücü hedeflemeleri gerektiğini söyledi. Aksi takdirde, üretilen fazla elektriğin şebekeye bedava verilmesi veya dağıtım bedeli ödememek için santralin kapatılması gerekeceğini, bunun da fizibilite hesaplarını tamamen değiştireceğini vurguladı.

SolarVizyon2025-Oturum-5