Ne arıyorsunuz?

Cem Bozalı: “Türkiye 25kW Altı MeskenGES Uygulamalarında Avrupa’nın Çok Gerisinde Kaldı”

Cem Bozalı: "Türkiye 25kW Altı MeskenGES Uygulamalarında Avrupa'nın Çok Gerisinde Kaldı"

SolarVizyon2025 etkinliğinin 5. oturumunda yer alan Solarra Kurucu Ortağı Cem Bozalı, Türkiye’deki çatı tipi güneş enerjisi sektörünün mevcut durumuna ve özellikle mesken tipi kurulumlardaki bürokratik açmazlara dair kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi ve sektörün içinde bulunduğu durumu bir duraklama dönemi olarak nitelendirdi. Bozalı, konuşmasında öncelikle 25 kW üstü kapasitelerin durdurulması nedeniyle endüstriyel çatılarda hareket alanının kısıtlandığını, ancak kapasite kısıtı bulunmayan 25 kW altı mesken tipi kurulumlarda da Türkiye’nin Avrupa örneklerinin çok gerisinde kaldığını vurguladı. İngiltere gibi ülkelerde on binlerce konut kurulumundan bahsedilirken, Türkiye’de bu sayıların 2030 yılında bile yakalanmasının zor göründüğüne dikkat çeken Bozalı, bu geri kalmışlığın temel sebebi olarak vatandaşın önüne çıkarılan ağır bürokratik prosedürleri işaret etti.

Cem Bozalı, sunumunda yasal yollarla evine güneş enerjisi santrali (GES) kurmak isteyen bir vatandaşın tamamlaması gereken ve yaklaşık 15 maddeden oluşan izin listesini detaylandırdı. Bu listede yer alan ve süreci 3-4 aya yayan bürokratik adımların, teknik gereklilikten ziyade engelleyici birer faktöre dönüştüğünü belirten Bozalı, özellikle eski binalar için talep edilen statik proje onayları, bina mimarından muvafakat alma zorunluluğu ve yüksek maliyetli deprem performans analiz raporları gibi taleplerin uygulanabilirliğinin düşük olduğunu ifade etti. Örneğin, 30 yıllık bir bina için o binayı yapan mimarı bulup imza attırmanın veya fabrika binaları için geçerli olan karot alma işlemlerinin evler için istenmesinin vatandaşı sistemden uzaklaştırdığı belirtildi.

Konuşmanın en çarpıcı bölümlerinden biri, yangın risk analiz raporu ve itfaiye onay süreçlerine yönelik eleştiriler oldu. Bozalı, bazı şehirlerdeki yangın önleme müdürlüklerinin, ev tipi basit bir inverter kurulumu için otel veya restoranlara uygulanan Avrupa standartlarındaki ağır mevzuatı şart koştuğunu aktardı. Basit bir yangın tüpünün yeterli olması gereken durumlarda, OSGB uzmanları tarafından hazırlanan kapsamlı raporların istenmesi ve itfaiye personelinin yetersizliği nedeniyle sadece yerinde kontrol için aylarca sıra beklenmesinin süreci kilitlediği vurguladı. Bozalı, kabul heyetinin invertörün yanında bir yangın tüpü olup olmadığını kontrol etmesinin güvenlik açısından yeterli olacağını ve bu prosedürün kaldırılması gerektiğini savundu.

Solarra Kurucu Ortağı, bu ağır bürokratik yükün ve izin süreçlerinin yarattığı en büyük tehlikenin “kayıt dışı kurulumlar” olduğunu belirtti. Yasal izin süreçlerini gören müşterilerin yaklaşık yüzde 60’ının vazgeçtiğini veya “sokağın köşesindeki elektrikçiye” giderek izinsiz, projesiz ve denetimsiz kurulum yaptırdığını ifade eden Bozalı, bu durumun hem can ve mal güvenliği riski yarattığını hem de şebeke güvenliğini tehdit ettiğini dile getirdi. Otoritenin cezai yaptırımlarla kaçağı önlemeye çalışmak yerine, izin süreçlerini kolaylaştırarak vatandaşın yasal sisteme girmesini teşvik etmesi gerektiği uyarısında bulundu.

Son olarak finansal ve mevzuatsal önerilerini de sıralayan Cem Bozalı, belediyelerin talep ettiği belgelerin şehirden şehre değişmemesi için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın standart bir liste belirlemesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, mesken tipi kurulumların yaygınlaşması için inverter, batarya ve panel gibi ana ekipmanlarda KDV oranının yüzde 1 veya yüzde 5 seviyelerine çekilmesi gerektiğini belirten Bozalı, dağıtım bedellerinin yüksekliğinin de mahsuplaşma sonrası getiriyi düşürdüğünü, bu nedenle dağıtım bedellerinde de yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.

SolarVizyon2025-Oturum-5