Ne arıyorsunuz?

Çağkan Gazioğlu: “Elektrik Altyapısı Tamamen Değişiyor, Şebeke Entegreli Bir Ekosistem Kuruluyor”

Çağkan Gazioğlu: "Elektrik Altyapısı Tamamen Değişiyor, Şebeke Entegreli Bir Ekosistem Kuruluyor"

SolarVizyon 2025 etkinliğinin 3. oturumunda sahne alan Huawei Digital Power Teknik Ofis CTO’su Çağkan Gazioğlu, şirketin Türkiye ve dünyadaki enerji vizyonunu paylaştı. Gazioğlu, Huawei’in artık sadece bir ürün tedarikçisi olmanın ötesine geçerek, elektrik şebekesinde tam entegre bir dijital ekosistem kurmayı hedeflediğini açıkladı.

“Ürün Konseptinden Ekosisteme Geçiş”

Huawei’in Türkiye’de 23 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ve 200 binden fazla çalışanıyla AR-GE odaklı bir yapılanma yürüttüğünü belirten Gazioğlu, şirketin güneş enerjisi sektöründeki stratejik dönüşümüne dikkat çekti. Türkiye’de halihazırda 11 GW’ın üzerinde Huawei solar invertörün faaliyette olduğunu belirten Gazioğlu, enerji depolama tarafında da globalde 40 GW saatin üzerinde sevkiyat yaptıklarını vurguladı.

Gazioğlu, sundukları çözümleri “akıllı invertörler” ve “akıllı enerji depolama sistemleri” olarak tanımladıklarını, ancak buradaki “akıllı” kavramının sadece cep telefonuyla bağlanabilirlik değil, şebeke altyapısına doğrudan katkı sunan bir zeka anlamına geldiğini ifade etti.

2026 Yılında Yeni Bir Dönem: Grid Forming Teknolojisi

Konuşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, elektrik şebekesi stabilitesi için kritik öneme sahip olan “Grid Forming” (Şebeke Oluşturucu) teknolojisiyle ilgili gelişmeler oldu. Gazioğlu, geleneksel invertörlerin şebekeyi takip eden (grid following) yapıda olduğunu, ancak yeni nesil teknolojilerin artık gerilim ve frekans üretebilen bir yapıya evrildiğini belirtti.

Huawei’in 2026 yılı itibariyle bu alanda yeni nesil invertörlerle farklı bir döneme gireceğini müjdeleyen Gazioğlu, şunları kaydetti:
“Artık invertörlerden ve depolama sistemlerinden şebeke çökmelerinde milisaniyelik reaksiyonlarla sistemi ayakta tutmalarını bekliyoruz. Grid Forming teknolojisi sayesinde cihazlar, nominal güçlerinin 3-4 katına kadar reaktif güç üreterek şebekeyi destekleyebilecek. Bu teknoloji, enerji arz güvenliği için hayati bir önem taşıyor.”.

Modüler Mimari ve Güvenlik Standartları

Sistem sürdürülebilirliği ve güvenliği konusuna da değinen Gazioğlu, Huawei’in güç elektroniğindeki 30 yılı aşkın tecrübesiyle modüler sistemlere yöneldiğini aktardı. Bu mimari sayesinde, bir parça arızalansa dahi sistemin hızlıca %100 kapasiteye geri döndürülebildiği vurgulandı. Güvenlik tarafında ise hücre ve paket seviyesinde izleme yapılarak, olası risklerin yapay zeka destekli analizlerle önceden tespit edilebildiği belirtildi.

Tam Otonom “Akıllı Şebeke” ve Yük Kiralama Modeli

Huawei’in vizyonunun uçtan uca otonom bir şebeke yönetimi olduğunu belirten Gazioğlu, Çin’de 30 milyon abonenin bulunduğu bir bölgede hayata geçirdikleri başarılı bir örneği paylaştı. Bu sistemde, trafo merkezlerine entegre edilen “Eco” cihazları, akıllı invertörler, depolama sistemleri ve elektrikli araç şarj istasyonlarından gelen verilerle arz-talep dengesi tamamen otonom olarak sağlanıyor.

Gazioğlu, bu altyapının gelecekte “yük kiralama” gibi yeni iş modellerine kapı aralayacağını belirtti: “Şebeke operatörleri, dengeleme ihtiyacı duyduğunda bir fabrikanın kullanmadığı yük kapasitesini geçici olarak kiralayabilecek. Böylece işletme sahibi kullanmadığı yükten gelir elde ederken, şebeke dengesi de sağlanmış olacak.”.

Türkiye’nin Enerji Altyapısı İçin İşbirliği

Sunumun sonunda Huawei’in Türkiye’deki regülasyonların gelişimi ve şebeke altyapısının güçlendirilmesi adına TEİAŞ ve ilgili kurumlarla yakın temas halinde olduğunu belirten Gazioğlu, hedeflerinin Türkiye’nin enerji güvenliğini daha güçlü ve stabil hale getirmek olduğunu sözlerine ekledi.