Ne arıyorsunuz?

PJM Şebeke Bağlantı Süreçlerini Yapay Zeka İle Hızlandırıyor

ABD’nin en büyük şebeke operatörlerinden PJM Interconnection, uzun süredir tıkanma noktasına gelen bağlantı sürecini yeni bir yaklaşımla tekrar açarak enerji sektöründe büyük bir hareketlilik başlattı. Chicago’dan New Jersey’e kadar geniş bir coğrafyaya hizmet veren kurum, spekülatif başvuruları elemek adına “ilk gelen hizmet alır” modelinden “hazır olan öncelik alır” sistemine geçiş yaptı. Mevcut kuyrukta 67 GW’lık enerji depolama ve 106 GW’lık doğal gaz kapasitesi dikkat çekerken, sürecin hızlandırılması için Google destekli yapay zeka araçları devreye alındı. Bu yeni dönem, bölgedeki enerji maliyetlerini düşürmeyi ve temiz enerji projelerinin şebekeye entegrasyonunu hızlandırmayı hedefliyor.

PJM’nin yeniden başlattığı standart bağlantı sürecine şimdiden 811 proje başvuruda bulundu. Şebekeye dahil olmak isteyen geliştiriciler, önce kapsamlı bir bağlantı analizi talep ediyor ve bu çalışmanın sonucunda belirlenen altyapı maliyetlerini üstlenmeyi taahhüt ediyor. Yeni başvuru listesinde kapasite bazında 106 GW ile doğal gaz projeleri liderliği korurken, onları 67 GW ile enerji depolama çözümleri takip ediyor. Diğer kapasite dağılımları ise 17 GW nükleer, 15 GW güneş paneli, 9 GW güneş enerjisi ve depolama hibrit sistemleri ile 5 GW rüzgar enerjisi şeklinde sıralanıyor.

Eski sistemdeki spekülatif başvuruların yarattığı yığılmayı önlemek isteyen PJM, artık finansal taahhütlerini yerine getiren ve saha kontrolünü belgeleyen projelere ilerleme hakkı tanıyor. Kurum, bu yoğun süreci yönetmek ve başvuruları daha hızlı doğrulamak amacıyla Google bünyesinden çıkan Tapestry firmasının geliştirdiği yapay zeka destekli bir yazılımı kullanmaya başladı. PJM yetkilileri, projenin şebeke üzerindeki etkisine bağlı olarak bağlantı sürecinin bir ila iki yıl sürmesinin planlandığını belirtiyor. Ancak enerji sektöründeki bazı sivil toplum kuruluşları, otomasyon araçlarının daha etkin kullanımıyla bu sürenin çok daha kısa sürelere indirilebileceğini savunuyor.

Advanced Energy United (AEU) tarafından desteklenen çalışmalar, sürecin hızlandırılmasının ekonomik önemine dikkat çekiyor. Bölgede güneş paneli ve depolama kapasitesinin artış hızının iki katına çıkarılmasının, 2035 yılına kadar 178 milyar dolarlık devasa bir tasarruf sağlayabileceği öngörülüyor. Öte yandan, bağlantı süreçlerindeki gecikmelerin tüketiciye maliyeti de oldukça ağır. Analizler, yavaş ilerleyen süreçlerin 2026 yılında kapasite ihalelerindeki fiyatları artırarak tüketicilere 7 milyar dolarlık ek bir yük getirebileceğini gösteriyor.

PJM, 2020 yılından bu yana 300 GW’tan fazla projeyi işleme aldığını ve 103 GW’lık kapasite için bağlantı anlaşmalarının imzalandığını ifade ediyor. Ancak bu projelerin birçoğu henüz inşaat aşamasına geçebilmiş değil. Kurum, eyalet düzeyindeki izin süreçleri ve tedarik zinciri aksaklıklarının projelerin hayata geçmesini zorlaştırdığını belirterek, bu engelleri aşmak için sektör paydaşları ve hükümetle iş birliği içinde olduklarını vurguluyor. Bu sırada, bazı çevreci gruplar ise mevcut düzenlemelerin doğal gaz santrallerine avantaj sağlayarak yıllardır bekleyen yenilenebilir enerji projelerinin önüne geçmesinden endişe duyuyor.