Ne arıyorsunuz?

Lojistik Sektöründe Elektrikli Kamyonlara Yüzde 93 Tam Not

Alman Uygulamalı Ekoloji Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen yeni bir araştırma, lojistik sektöründe elektrikli kamyon kullanımına yönelik memnuniyetin %93 gibi oldukça yüksek bir seviyeye ulaştığını ortaya koyuyor. En az bir yıldır elektrikli ağır vasıta kullanan 57 lojistik firmasının katıldığı çalışma, yüksek maliyetler ve altyapı sorunlarına rağmen işletme giderlerindeki düşüş ile sürücü konforunun geçişi hızlandırdığını gösteriyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu, 2030 yılına kadar elektrikli araçları ana standart haline getirmeyi planlıyor. Güvenilirlik ve yol ücreti muafiyetleri, bu dönüşümün en önemli finansal itici güçleri arasında yer alıyor.

2025-2026 kış döneminde yürütülen anket çalışması, Daimler Truck bünyesindeki Mercedes-Benz eActros ve eEconic modellerini kullanan şirketlere odaklandı. Toplamda 300’den fazla elektrikli kamyonu yöneten bu operatörler, olumlu geri bildirimlerinin temel nedenleri olarak araçların güvenilirliğini ve sağladığı önemli maliyet tasarruflarını işaret etti. Özellikle yüksek yol geçiş ücretlerinden muaf tutulmaları, elektrikli araçlara geçişi finansal açıdan sürdürülebilir kılan kritik bir faktör olarak tanımlandı.

Performans verileri, elektrikli kamyonların ağır lojistik operasyonlarında oldukça yetkin olduğunu kanıtlıyor. Araştırmaya dahil olan araçların günlük ortalama 432 kilometre yol kat ettiği, şirketlerin yaklaşık %40’ının ise elektrikli üniteleriyle düzenli olarak günde 500 kilometrenin üzerine çıktığı bildirildi. Bu kullanım verileri, 3,5 tonluk teslimat araçlarından 18 tonluk uzun yol nakliye araçlarına kadar geniş bir araç sınıfı yelpazesini kapsıyor. Ayrıca, katılımcıların yaklaşık yarısı elektrikli kamyonların geleneksel dizel motorlu araçlar kadar veya onlardan daha güvenilir olduğunu belirtti.

Dönüşüm süreci beraberinde bazı zorlukları da getiriyor. Şirketler, yüksek başlangıç yatırım maliyetlerini ve tesislerdeki elektrik şebekelerini yükseltmenin karmaşıklığını ana sorunlar olarak dile getirdi. Operasyonları desteklemek için ortalama 1.115 kilovatlık bir şebeke bağlantısına ihtiyaç duyulurken, kurulu şarj gücü ortalama 629 kilovat seviyesinde seyrediyor. Kamusal şarj altyapısının büyük araçlar için yetersiz alan sunması ve fiyat şeffaflığının eksikliği nedeniyle, şarj işlemlerinin %95’inden fazlası şirketlerin kendi depolarında gerçekleştiriliyor.

Lojistik darboğazlara rağmen sektördeki genel tutum oldukça iyimser kalmaya devam ediyor. Ankete katılan neredeyse tüm şirketlerin on yılın sonuna kadar dizel araçları kademeli olarak hattan çıkarıp elektrik gücüne geçmeyi planlaması, ağır vasıta taşımacılığı sektörünün sürdürülebilir elektrifikasyon konusunda bir dönüm noktasına ulaştığını gösteriyor.