Kenya’da elektrikli motosiklet kullanıcıları, sektördeki standart eksikliği ve kısıtlı şarj altyapısı nedeniyle zor günler geçiriyor. Mevcut sistemde her markanın kendi kapalı batarya ağını kullanması, sürücülerin farklı istasyonlardan hizmet almasını engellerken, araçların uzaktan devre dışı bırakılması gibi uygulamalar geçim kaynağı bu motosikletler olan kişileri mağdur ediyor. Nairobi ve Mombasa’da düzenlenen protestolarla seslerini duyurmaya çalışan sürücüler, batarya sistemlerinin tüm ağlarda uyumlu hale getirilmesini ve değişim istasyonu sayısının artırılmasını talep ederek sektörde ortak bir standart belirlenmesi çağrısında bulunuyor.
Kenya’da sosyal medya üzerinden sesini duyuran radyo programcısı Francis Kibe Njeri’nin paylaşımlarıyla gündeme gelen sorunlar, Afrika genelinde hızla büyüyen elektrikli ulaşım sektöründeki yapısal aksaklıkları gözler önüne serdi. Sektördeki firmaların çoğunun, bataryaları sadece kendi ağlarına özel tutması ve ödeme gecikmesi ya da hareketsizlik durumunda araçları uzaktan kilitlemesi, sürücüler arasında büyük bir memnuniyetsizliğe yol açtı. Özellikle geçimini taşımacılıkla sağlayan sürücüler, bataryaların mülkiyetinin üreticide kalması ve evde şarj imkanının sunulmaması nedeniyle sadece belirli istasyonlara bağımlı kaldıklarını ifade ediyor.
Nairobi ve kıyı kenti Mombasa’da geçtiğimiz günlerde sokağa dökülen yüzlerce sürücü, daha fazla batarya değişim istasyonu ve ağlar arası açık erişim talebiyle gösteriler düzenledi. Elektrikli motosikletler, fosil yakıtlı araçlara kıyasla işletme maliyetlerinde %40’a varan tasarruf sağladığı için tercih edilse de, istasyon ağındaki boşluklar bu avantajı ekonomik bir riske dönüştürüyor. Sürücüler, uygun bir değişim noktası bulamadıkları için beklemek zorunda kaldıkları her saatin ciddi bir gelir kaybına neden olduğunu, bu durumun özellikle şehir merkezinden uzaklaştıkça daha kritik bir hal aldığını belirtiyor.
Doğu Afrika, 200 milyon doları aşan yatırımlarla kıtanın elektrikli mobilite merkez üssü konumunda bulunuyor. Ancak bölgedeki onlarca firmanın büyük çoğunluğu, araç, batarya ve şarj altyapısını birbirine kapalı ekosistemler olarak tasarlıyor. Sektör temsilcileri ve finans uzmanları, bu parçalı yapının büyümenin önündeki en büyük engel olduğunu savunuyor. Farklı operatörlerin istasyonlarında her marka bataryanın değiştirilebildiği bir sistem kurulmadığı sürece, tüketicilerin mağduriyetinin süreceği ve sektörün ölçeklenemeyeceği vurgulanıyor.
Şirketler ise ağ paylaşımının yüksek yatırım maliyetleri, yazılım gereksinimleri ve güvenlik riskleri barındırdığını savunuyor. Sektörün dev oyuncuları, teknik entegrasyon ve güvenlik sertifikasyonu olmadan her bataryanın her istasyona kabul edilmesinin teknik felaketlere yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Buna rağmen, bazı yenilikçi firmalar batarya ağlarını diğer üreticilere açarak “yakıt istasyonu” modeline geçişin ilk adımlarını atmaya başladı. Sektördeki bu dönüşüm, elektrikli araç kullanımının sürdürülebilirliği ve sürücülerin işlerini kesintisiz sürdürebilmeleri açısından hayati önem taşıyor.