BloombergNEF’in son raporuna göre, küresel enerji depolama sektörü 2025 yılında 112 GW’lık rekor bir kapasiteye ulaşarak büyük bir ivme kazandı. 2026 yılında bu rakamın %41 artışla 158 GW’a çıkması beklenirken, sektörün güneş ve rüzgar enerjisinden çok daha hızlı büyüdüğü vurgulanıyor. Özellikle Çin ve ABD’nin domine ettiği pazarda, enerji güvenliği endişeleri ve artan elektrik maliyetleri depolama çözümlerine olan talebi artırıyor. Önümüzdeki on yılda yıllık kurulumların 308 GW seviyesine ulaşması ve lityum demir fosfat batarya teknolojisinin pazardaki hakimiyetini sürdürmesi öngörülüyor.
Enerji piyasası analizleriyle tanınan BloombergNEF (BNEF), “2026 Birinci Yarı Enerji Depolama Görünümü” raporunu yayımlayarak sektördeki devasa büyüme beklentilerini paylaştı. Rapora göre, dünya genelinde güneş paneli ve rüzgar enerjisi yatırımlarında gözlenen yavaşlamaya rağmen enerji depolama projeleri hız kesmiyor. 2025 yılında gerçekleşen 112 GW/307 GWh’lik kurulum kapasitesinin, 2026 sonunda 158 GW/459 GWh seviyesine çıkacağı tahmin ediliyor. Bu büyüme hızı, enerji depolamanın yıllık 10 GW’tan 100 GW barajına sadece dört yılda ulaştığını gösteriyor; bu başarıya güneş enerjisi sekiz, rüzgar enerjisi ise ancak on beş yılda ulaşabilmişti.
Sektördeki bu ivme, küresel jeopolitik risklerle de yakından ilgili. Orta Doğu’da devam eden gerilimler ve artan petrol fiyatları, lojistik maliyetlerini yükseltse de enerji güvenliği arayışını tetikliyor. Özellikle Asya ve Avrupa gibi doğalgaz fiyatlarının petrolle ilişkilendirildiği bölgelerde, yüksek elektrik maliyetleri enerji depolama sistemlerinin ekonomik getirisini artırıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının şebekeye entegrasyonu arttıkça, gün içindeki fiyat dalgalanmalarından yararlanan depolama çözümleri yatırımcılar için daha cazip hale geliyor.
Pazarın liderliğini ise Çin ve ABD paylaşıyor. 2025 yılındaki küresel kurulumların yaklaşık %70’i bu iki ülkede gerçekleşti. Çin, geçtiğimiz yıl bir önceki yıla göre %54 artışla 61,1 GW kapasite eklerken, ABD 18 GW’lık kurulumla kendi rekorunu kırdı. Yerli batarya üretim kapasitesini artıran ABD’nin, 2036 yılına kadar toplamda 334 GW’lık birikimli kapasiteye ulaşması bekleniyor. Çin’de ise bu rakamın aynı dönemde 1,3 TW seviyesine çıkacağı öngörülüyor.
Teknolojik açıdan bakıldığında, lityum demir fosfat (LFP) bataryalar pazarın tartışmasız lideri konumunda. 2021 yılında pazarın yarısını oluşturan nikel bazlı bataryaların payının 2029’a kadar %1’e gerilemesi beklenirken, LFP teknolojisi 2035’e kadar hakimiyetini koruyacak. Ayrıca, 5 MWh kapasiteli standart konteyner çözümleri ve daha büyük hücre formatları sektörde yeni standartları belirliyor. Sodyum-iyon bataryalar gibi alternatif teknolojiler de büyük ölçekli tedarik anlaşmalarıyla pazarda kendilerine yer bulmaya başlarken; veri merkezleri ve elektrikli araç şarj istasyonlarına entegre edilen depolama sistemleri yeni büyüme alanları olarak dikkat çekiyor.