Türksat, uydu ve bilişim hizmetlerini sürdürülebilir enerjiyle birleştirerek 2025 yılında önemli bir ekonomik ve çevresel başarıya imza attı. Kurum bünyesinde faaliyete geçirilen güneş enerjisi santrali (GES) aracılığıyla 18,15 gigavatsaat elektrik üretimi gerçekleştirilirken, bu yatırım sayesinde bir yıl içinde 88 milyon liralık dev bir tasarruf sağlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat’ın artık uzay teknolojilerinden dijital hizmetlere kadar tüm operasyonlarını yeşil enerjiyle yürüttüğünü belirterek, bu adımın Türkiye’nin enerji bağımsızlığı ve çevre hedefleri açısından stratejik bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türksat’ın dijital altyapısını ve uydu filosunu yenilenebilir enerji kaynaklarıyla destekleyerek çevreci bir dönüşüm gerçekleştirdiğini açıkladı. Yaklaşık 131 dönümlük geniş bir arazi üzerine kurulu olan güneş enerjisi santrali, kurumun enerji ihtiyacını karşılamanın ötesinde, milli ekonomiye de büyük katkı sunuyor. Santralin 2025 yılındaki üretim kapasitesi, Ankara’nın Güdül ilçesi gibi yaklaşık 35 bin nüfuslu bir yerleşim yerinin tüm evsel elektrik ihtiyacını tek başına karşılayabilecek bir büyüklüğe ulaştı. Bu enerji hacmi, aynı zamanda 600 köy okulunun aydınlatma, ısıtma ve teknoloji laboratuvarı gibi yıllık tüm enerji giderlerini karşılayabilecek bir potansiyel barındırıyor.
Dijital hizmetlerin enerji güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Uraloğlu, Türkiye’nin yerli uydusu Türksat 6A dahil olmak üzere toplam altı uydunun kontrolü, e-Devlet Kapısı’nın devasa veri altyapısı ve geniş kablo ağı hizmetlerinin artık tamamen temiz enerjiyle yürütüldüğünü kaydetti. Uzaydan internete, yayıncılıktan kamu hizmetlerine kadar uzanan kritik servislerin çevre dostu kaynaklarla sunulması, operasyonel giderlerin düşürülmesini sağlarken milli kaynakların verimli kullanılmasına da örnek teşkil ediyor. Bakan Uraloğlu, ulaştırma ve altyapı alanında sürdürülebilir ve bağımsız teknoloji hamlelerinin kararlılıkla süreceğinin altını çizdi.
Projenin ekolojik dengeye sağladığı katkılar da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Sadece 2025 yılı içerisinde 8 bin 700 ton CO2 emisyonunun önüne geçilirken, bu miktar yaklaşık 390 bin ağacın bir yılda temizleyebileceği karbon yüküne denk geliyor. Bu çevresel kazanım, doğaya 550 futbol sahası büyüklüğünde bir orman kazandırmakla benzer bir etki yaratıyor. Söz konusu kapasite, Ankara’nın merkezi semtlerinden Küçükesat ve Ayrancı’nın toplam yüz ölçümünün tamamen sık bir ormanla kaplanmasıyla elde edilecek oksijen faydasına eş değer görülüyor. Ayrıca bu üretimle, orta ölçekli 10 fabrikanın yıllık karbon ayak izinin tamamen silindiği ve yüzlerce hastanenin aydınlatma ihtiyacını karşılayabilecek bir enerji tasarrufu sağlandığı belirtildi.