Rönesans Enerji Genel Müdürü Gökhan Gökdoğan’dan Güneş Enerjisi ve Depolama Yatırımlarına Dair Önemli Mesajlarİstanbul’da düzenlenen SolarVizyon2025 Kongresi’nin ilk oturumunda konuşan Rönesans Enerji Genel Müdürü Gökhan Gökdoğan, Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümündeki yatırımcı perspektifini detaylı bir şekilde aktardı.
Solarbaba tarafından Pomega sponsorluğunda yayınlanan oturumda Gökdoğan, yerli üretim, kapasite sorunları ve batarya entegrasyonunun kritik önemine vurgu yaptı.Gökhan Gökdoğan, Türkiye’deki yenilenebilir enerji yatırımlarında en büyük engelin kapasite kısıtlamaları olduğunu belirterek, güneş gibi kesintili kaynakların sisteme entegrasyonu için yenilikçi bir çözüm önerdi. “Solar Baz Yük” modeli olarak adlandırdığı yaklaşımda, 1 MW’lık güneş enerjisi santraline 5 MWh batarya eklenmesiyle yüzde 85 oranında baz yük (sürekli güç) sağlanabileceğini ifade etti.
Bu modelin mevcut lisanssız güneş projelerini dönüştürebileceğini savunan Gökdoğan, teşvik mekanizması olarak ekstra 3 cent/kWh gibi primlerin uygulanmasını önerdi. Bu sayede iletim hatlarına bağımlılığın azalacağını ve dağıtık sistemlerle kazan-kazan bir yapı oluşturulabileceğini belirtti.Yerli üretim ve katma değer konusuna da değinen Gökdoğan, güneş enerjisinde elektriğin temel girdisinin (güneş ışığı) ücretsiz olması nedeniyle neredeyse tüm katma değerin yerel olarak yaratılabildiğini vurguladı. İthal doğal gaz gibi kaynaklara bağımlılığın stratejik risk taşıdığını söyleyen Genel Müdür, yerli güneş hücresi ve batarya üretiminin acilen teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.
Negatif elektrik fiyatlarının batarya yatırımlarını ekonomik hale getirdiğini, Avrupa’da 1 MW üzeri sistemlerin “grid-forming” (şebeke oluşturucu) zorunluluğunun batarya entegrasyonunu kaçınılmaz kıldığını anlattı.Gökdoğan, Türkiye’de yeşil elektrik satın alma anlaşmalarının (PPA) henüz tam yerleşmediğini ancak lisanssız sektörde BOT (yap-işlet-devret) modelleriyle ilerleme kaydedildiğini belirtti. Rönesans’ın örnek projelerinden 35 MW lisanssız güneş + 16 MW tracker kapasiteli yatırımı örnek gösterdi. 2026 yılında teşviklerin artırılması ve rekabetin güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Yerel içerik oranlarının (batarya hücresinde %60, güç elektroniklerinde %40) daha yüksek teşviklerle desteklenmesi çağrısında bulundu.Konuşmasının sonunda Gökhan Gökdoğan, Türkiye’nin yüksek güneş radyasyonu avantajını kullanarak enerji bağımsızlığına ulaşması ve Çin bağımlılığından kurtulması gerektiğini vurguladı.
Uzun vadeli, tutarlı politikalarla yerli üretimin küresel rekabet gücünün korunabileceğini belirterek, endüstriyel tüketimin artmasıyla elektrik birim maliyetlerinin düşürülebileceğini sözlerine ekledi.Oturum, Türkiye’nin Dünya Bankası “Green Complexity Index” sıralamasında 6. sırada yer almasına rağmen üretimde geride kalması gibi verilerle desteklenerek, “global hub” vizyonunun yerli katma değerli üretimle mümkün olabileceği mesajıyla tamamlandı.