Etiyopya, fosil yakıtlı araçların ithalatını yasaklayarak Afrika’da elektrikli mobiliteye geçişte öncü bir rol üstleniyor. Hükümet, yakıt sübvansiyonlarının yarattığı ağır ekonomik yükü hafifletmek ve küresel petrol piyasalarındaki dalgalanmalara karşı bağımsızlığını kazanmak amacıyla bu stratejik kararı uygulamaya koydu. Ülke genelinde halihazırda 115 binden fazla elektrikli araç trafiğe çıkmış durumda. Enerjisinin yüzde 90’ını hidroelektrik ve güneş paneli gibi yenilenebilir kaynaklardan sağlayan Etiyopya, yerli montaj tesisleri kurarak hem maliyetleri düşürmeyi hem de sürdürülebilir bir ulaşım altyapısı oluşturmayı hedefliyor.
Etiyopya hükümeti, içten yanmalı motorlu araçların ülkeye girişini yasaklayarak ulaşım sektöründe köklü bir dönüşüm başlattı. Bu hamle, yıllık 4,2 milyar dolarlık yakıt ithalatı ve aylık 128 milyon dolara ulaşan sübvansiyon maliyetlerinin yarattığı ekonomik baskıyı azaltmayı amaçlıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik noktalardaki tedarik zinciri aksamalarının yarattığı riskler, ülkeyi enerji bağımsızlığı arayışına itti. Çin Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılında Etiyopya’ya 44 binden fazla elektrikli araç girişi yapıldı; bu rakam, Afrika’nın Çin’den yaptığı toplam elektrikli araç ithalatının üçte birine denk geliyor.
Elektrikli araçlara geçiş, vatandaşların kıtlık nedeniyle benzin istasyonlarında bekledikleri uzun kuyrukları sona erdirse de altyapı sorunları devam ediyor. Başkent Addis Ababa dışında şarj istasyonlarının neredeyse hiç bulunmaması, şehirlerarası ulaşımı kısıtlıyor. Ayrıca, elektrikli araçların işletme maliyetleri geleneksel araçlara göre çok daha düşük olsa da, yüksek satın alma fiyatları yerel gelir seviyesine göre zorlayıcı olmaya devam ediyor.
Bu engelleri aşmak için harekete geçen Etiyopya yönetimi, yerli üretimi teşvik etmeye odaklandı. 2030 yılına kadar 60 adet montaj tesisi kurmayı planlayan ülke, bu sayede araç fiyatlarını aşağı çekmeyi ve yerel bir ulaşım sektörü ekosistemi yaratmayı hedefliyor. Vergi muafiyetleri ve yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlarla desteklenen bu süreç, Etiyopya’nın uzun vadeli enerji stratejisinin temel taşını oluşturuyor.