Oregon merkezli enerji depolama şirketi ESS Tech, veri merkezleri ve kritik altyapı tesisleri için geliştirdiği yeni sodyum iyon batarya sistemi Bridge BESS’i tanıttı. 1,2 MWh kapasiteli modüler bloklardan oluşan bu sistem, şirketin demir akışlı batarya teknolojisinin ötesine geçerek sodyum iyon alanına attığı ilk adım olma özelliğini taşıyor. Alsym Energy iş birliğiyle geliştirilen ve kısa ile orta süreli enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanan bu çözüm, özellikle yapay zeka iş yüklerinin artan enerji taleplerine yanıt vermeyi hedefliyor.
ESS Tech, daha önce ağırlıklı olarak sekiz ila 22 saatlik uzun süreli enerji depolama (LDES) uygulamaları için demir, tuz ve su bazlı sıvı elektrolit kullanan demir akışlı bataryalar sunuyordu. Yeni Bridge sistemi ise farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayabilen esnek şarj ve deşarj profilleriyle dikkat çekiyor. Konfigürasyona bağlı olarak bir ila 16 saat veya daha uzun süre enerji sağlayabilen sistem, Nisan ayından bu yana yaklaşık 1 milyar dolarlık bir pazar talebiyle karşılaştı.
Şirket CEO’su Drew Buckley, yapay zeka iş yüklerinin veri merkezlerinin enerji depolama ihtiyaçlarını kökten değiştirdiğini belirterek, sodyum iyon teknolojisinin bu güç gereksinimlerini geleneksel yöntemlerden daha etkin bir şekilde karşıladığını ifade etti. “Tak-çalıştır” mantığıyla tasarlanan Bridge modülleri, 10 fitlik bir konteyner içine yerleştirilmiş tüm donanım bileşenlerini içeriyor. İstiflenebilir yapısı sayesinde bu üniteler, standart 20 fitlik bir batarya konteyneri ile aynı alanda 4,8 MWh kapasite sunabiliyor.
Sistem, donanımın yanı sıra kapsamlı bir entegrasyon ve enerji yönetim yazılımı ile birlikte geliyor. -40 derece ile 50 derece arasındaki sıcaklıklarda çalışabilen bataryalar, karmaşık sıvı soğutma veya HVAC sistemleri yerine hava soğutma yöntemini kullanıyor. Bu tasarım, termal kaçak kaynaklı yangın riskini ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Ayrıca sodyum iyon teknolojisi, kritik mineral kısıtlamaları ve jeopolitik tedarik zinciri sorunlarına karşı daha güvenli bir alternatif sunuyor. Geleneksel lityum iyon bataryalara kıyasla çok daha düşük termal kaçak riski taşıyan bu teknoloji, enerji depolama sektöründe güvenli ve sürdürülebilir bir seçenek olarak öne çıkıyor.