Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre, dünya genelinde elektrikli araç satışları tarihi bir dönüm noktasına ulaşıyor. Bu yıl satılan her dört yeni araçtan yaklaşık birinin bataryalı olması beklenirken, küresel otomotiv sektörü fosil yakıtlardan elektrikli modellere doğru hızla evriliyor. Çin, Avrupa ve Asya genelindeki güçlü büyüme ivmesi, uygun fiyatlı modeller ve sıkı emisyon standartlarıyla destekleniyor. ABD pazarında politika kaynaklı durgunluk ve satışlarda düşüş gözlemlenirken, dünyanın geri kalanı enerji güvenliği ve ekonomik avantajlar nedeniyle elektrikli ulaşıma geçişi stratejik bir zorunluluk olarak görüyor.
Elektrikli araçlara yönelik küresel talep, çevresel hedeflerin ötesine geçerek ekonomik bir gerekliliğe dönüşmüş durumda. ABD’de yeni araç satışları içinde elektrikli modellerin payı yüzde 10 seviyesinde kalarak üst üste ikinci yıl düşüş yaşarken, dünyanın en büyük otomobil pazarı olan Çin’de bu oran yüzde 60’lara ulaşmış durumda. Çin üretimi uygun fiyatlı araçların Asya pazarına girişi, bölgedeki satışların bu yıl yüzde 50’den fazla artmasını sağlıyor. Avrupa’da ise elektrikli araçların toplam satışlar içindeki payının üçte bire ulaşması öngörülüyor; Almanya, Birleşik Krallık ve Türkiye gibi ülkelerdeki büyüme, bölgedeki katı emisyon düzenlemeleriyle destekleniyor.
Küresel otomobil filosunun henüz yüzde 5’ini oluşturan elektrikli araçlar için uzun vadeli projeksiyonlar oldukça iddialı. Uluslararası Enerji Ajansı, 2035 yılına gelindiğinde dünya genelinde satılan her iki yeni araçtan birinin elektrikli olacağını, Çin ve Avrupa Birliği’nde ise bu oranın yüzde 90’a kadar çıkabileceğini öngörüyor. Jeopolitik istikrarsızlıklar ve fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar, özellikle petrol ithalatına bağımlı ülkeler için elektrikli araçları enerji güvenliği açısından kritik bir çözüm haline getiriyor. Batarya maliyetlerinin düşmeye devam etmesi ve geleneksel yakıt piyasalarındaki belirsizlikler, içten yanmalı motorlardan vazgeçilmesini hızlandıran temel unsurlar olarak öne çıkıyor.