EDEDER- Türkiye’de Enerji Depolama Endüstrisini Geliştirmek




Solarbaba’nın iştiraki e+ Enerji Depolama Platformu tarafından düzenlenen e-sohbet yayınında, Enerji Depolama Endüstrileri Derneği üyeleri ve sektör profesyonelleri bir araya gelerek Türkiye’deki depolama pazarını, yerli üretimi, yapay zeka uygulamalarını ve sektörün karşılaştığı fırsatları değerlendirdi.

Türkiye’nin enerji depolama alanındaki potansiyeli ve sektörün kurumsallaşma süreci masaya yatırıldı. Enerji Depolama Endüstrileri Derneği Başkanı Can Tokcan, Dernek Yönetim Kurulu Üyeleri ve sektör temsilcileri Emrah Çoban, Hakan Bey ve Rıfat Anıl Aydın’ın katılımıyla gerçekleşen yayında, sektörün sadece bataryadan ibaret olmadığı, yazılımdan geri dönüşüme kadar geniş bir ekosistemi kapsadığı vurgulandı.

“Amacımız İhracat Potansiyelini Ortaya Çıkarmak”
Yayının açılışında konuşan Enerji Depolama Endüstrileri Derneği Başkanı Can Tokcan, derneğin temel misyonunun Türkiye’de enerji depolama sektöründe katma değer yaratmak ve ihracat potansiyelini artırmak olduğunu belirtti. Tokcan, sektörün farklı disiplinlerindeki firmaları bir araya getirerek pozitif anlamda sektörü geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Dernek çatısı altında sadece batarya üreticilerinin değil; yatırımcılar, uygulama şirketleri, denetleme ve mühendislik firmalarının da yer aldığını belirten Tokcan, bu çeşitliliğin kaliteyi artırmak adına önemli olduğunu vurguladı.

Yerli Üretim ve Rekabet Gücü
Panelde öne çıkan konulardan biri, depolama sistemleri ve batarya hücrelerine getirilen vergiler ve yerli üretimin desteklenmesi oldu. Konuyla ilgili görüşlerini paylaşan Can Tokcan, 30 GWh’lik ön lisans süreçleri ve hayata geçecek yatırımlar düşünüldüğünde, bu sistemlerin ithal edilmesi yerine yerli üretimle karşılanmasının ülke ekonomisine ciddi bir vergi potansiyeli ve katma değer sağlayacağını, bu nedenle vergi düzenlemelerini pozitif bulduğunu aktardı.

Sektördeki rekabet ortamına değinen Emrah Çoban ise, pazarın büyük oranda Çin’in tekelinde olduğunu hatırlatarak, dernek çatısı altında birleşmenin önemine dikkat çekti. Çoban, “Bireysel olarak rekabet etmektense, birbirimizi destekleyerek ve kırıcı rekabetlere girmeden ilerlemek, Türkiye’nin cari açığının kapanmasına vesile olmak ve ihracata odaklanmak hepimizin hedefi” ifadelerini kullandı.

Depolamada Yazılım ve Yapay Zeka Dönemi
Enerji depolamanın sadece donanımdan ibaret olmadığını vurgulayan Rıfat Anıl Aydın, işin yazılım ve ticaret boyutuna dikkat çekti. Elektrik piyasalarında depolamanın devreye girmesiyle optimizasyon algoritmalarının önem kazandığını belirten Aydın, batarya ömrü tahmini ve enerji ticareti yönetiminde yapay zeka uygulamalarının gelecekte büyük rol oynayacağını söyledi,. Aydın, “Hangi piyasa şartlarında hangi batarya kullanımının maksimum gelir elde ettiğine dair algoritmalar, finans ve yazılım alanında çalışanlar için büyük bir kazanç kapısı olacak” dedi.

Geri Dönüşüm ve Hammadde Sorunu
Sektörün en kritik konularından biri olan geri dönüşüm ve hammadde tedariki de yayında ele alındı. Hakan Bey, lityum iyon bataryaların içerisinde 30’a yakın farklı kimyasal bulunduğunu ve bunların sentezlenmesi konusunda Türkiye’nin henüz yurt dışına bağımlı olduğunu belirtti. Geri dönüşüm tarafında ise Can Tokcan, bataryaların ömür sonu stratejilerinin şimdiden planlanması gerektiğini ve dernek olarak bu alanda çalışmalar yürüttüklerini, yakında sadece geri dönüşüm üzerine çalışan yeni bir üyeyi de duyuracaklarını ekledi.

Meskenlerde Depolama ve Teşvik Mekanizmaları
Evsel depolama sistemlerinin yaygınlaşması konusunda ise Türkiye’deki enerji fiyatlandırma politikalarının etkisi tartışıldı. Rıfat Anıl Aydın, Türkiye’de mesken abonelerine uygulanan sübvansiyonlar nedeniyle elektrik fiyatlarının düşük olduğunu, bu durumun da son kullanıcı için depolama yatırımının geri dönüş süresini (ROI) uzattığını belirtti. Ancak özellikle yazlık bölgelerde ve turistik alanlarda yaşanan şebeke kesintileri ve voltaj sorunları nedeniyle, maliyetten bağımsız olarak enerji arz güvenliği için depolama talebinin artacağı öngörüldü.

“Mühendislik Kalitemiz Avrupa ile Yarışır”
Yayının kapanış bölümünde sektörün geleceğine dair umutlu mesajlar verildi. Can Tokcan, Türkiye’nin mühendislik ve yazılım geliştirme anlamında çok ciddi bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, “Kalite anlamında Avrupa’daki herhangi bir firmadan geri kalır yanımız yok, çok daha iyisini yapıyoruz ve yapacağız” dedi. Katılımcılar, Türkiye’nin enerji depolama alanında henüz yolun başında olmasına rağmen, doğru adımlarla global bir oyuncu olabileceği konusunda hemfikir kaldı.