Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, dünya genelindeki nehir sistemlerinde çözünmüş oksijen seviyelerinin uzun vadeli ve ciddi bir düşüş eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor. 1985 ile 2023 yılları arasında 21 binden fazla nehir kolundan elde edilen verileri inceleyen uzmanlar, su yollarının yaklaşık yüzde 79’unda oksijen kaybı yaşandığını belirledi. İklim ısınmasının temel faktör olduğu bu süreçte, özellikle tropikal bölgelerdeki nehirlerin en yüksek risk altında olduğu saptandı. Araştırma, tatlı su habitatlarını korumak için sıcaklık artışları ve sıcak hava dalgalarının etkilerine karşı acil çevresel stratejiler geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Nanjing Coğrafya ve Limnoloji Enstitüsü’nden Profesör Kun Shi liderliğindeki ekip, kırk yıllık oksijen eğilimlerini takip etmek için makine öğrenimi algoritmalarından yararlandı. Elde edilen bulgular, oksijen seviyelerinin on yıllık periyotlarda ortalama 0,045 mg/L azaldığını gösteriyor. Beklentilerin aksine, ısınmanın en şiddetli olduğu yüksek enlemlerden ziyade, tropikal nehirlerin daha savunmasız olduğu anlaşıldı. Bu bölgelerdeki nehirlerin halihazırda düşük olan oksijen seviyeleri, küçük düşüşlerde dahi balıklar ve diğer su canlıları için ölümcül olabilen hipoksi riskini ciddi oranda artırıyor.
Araştırma, gözlemlenen oksijen kaybının yüzde 62,7’sinin doğrudan iklim ısınmasından kaynaklandığını ve bu durumun temel olarak oksijen çözünürlüğünü azalttığını ortaya koyuyor. Sıcak hava dalgaları ise oksijen tükenme sürecini hızlandırarak düşüşün yüzde 22,7’sinden sorumlu tutuluyor. Çalışma ayrıca insan kaynaklı akış düzenlemeleri ve baraj inşaatlarının etkilerini de mercek altına aldı. Barajların oksijen seviyeleri üzerindeki etkisi rezervuar derinliğine göre değişiklik gösteriyor; sığ rezervuarlar oksijen kaybını şiddetlendirirken, daha derin yapılar hızlı oksijen tükenmesine karşı bir miktar koruma sağlayabiliyor.
Elde edilen bu veriler, tatlı su kaynaklarını yöneten politika yapıcılar için kritik bir bilimsel çerçeve sunuyor. Ekosistem metabolizmasının ve iklim kaynaklı sıcaklık artışlarının nehir ekosistemlerini kökten değiştirdiği göz önüne alındığında, uzmanlar koruma çalışmalarında tropikal bölgelere öncelik verilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bölgesel sıcak hava dalgalarından baraj yönetimine kadar oksijen tükenmesinin temel nedenlerini anlamak, nehir sistemlerinin sağlığını ve bu sistemlere bağlı yaşamı korumak adına geliştirilecek stratejilerin başarısı için hayati önem taşıyor.