Ne arıyorsunuz?

CATL Yeni Sodyum Iyon Batarya Teknolojisini Tanıttı

CATL, Intersolar Europe 2026 fuarında tanıttığı yeni TENER serisi sodyum iyon tabanlı batarya enerji depolama sistemleri (BESS) ile enerji depolama teknolojilerinde önemli bir dönüşüme öncülük ediyor. 30 MWh’ye varan depolama kapasitesi sunan bu konteyner bazlı sistemler, 15.000 döngüye ulaşan kullanım ömrüyle 25 ila 30 yıllık bir performans vadediyor. Esnek yapılandırma seçenekleri ve aşırı sıcaklık koşullarına karşı gösterdiği dirençle öne çıkan sistem, özellikle şebeke ölçekli projelerde karşılaşılan stabilite ve verimlilik sorunlarına çözüm getirmeyi hedefliyor. Çin pazarında Eylül 2026’da satışa sunulacak olan ürünün, küresel sevkiyatlarına ise Haziran 2027’de başlanması planlanıyor.

CATL tarafından geliştirilen TENER serisi, dış güç şartlandırma sistemleri (PCS) ile entegre çalışarak 1, 2, 4, 6 ve 8 saatlik yedekleme süreleri sunacak şekilde yapılandırılabiliyor. 1 GWh’lik bağımsız bir depolama projesinde, her biri 42 tona kadar ağırlığa sahip 34 üniteye kadar kurulum yapılabiliyor. AC bağlantılı bu mimari, enerji ve güç bloklarını birbirinden ayırarak projenin ihtiyaç duyduğu farklı PCS kapasitelerini destekleme esnekliği sağlıyor.

Sodyum iyon teknolojisinin sunduğu en büyük avantajlardan biri, geleneksel lityum demir fosfat (LFP) bataryalara kıyasla yüksek sıcaklıklarda performans kaybı yaşamadan çalışabilmesidir. Bu özellik, -20°C’ye varan soğuk iklimlerden 45°C’ye ulaşan aşırı sıcak bölgelere kadar geniş bir coğrafyada sistemin verimli çalışmasına olanak tanıyor. Ayrıca, düşük şarj durumlarında bile güç kazancı sağlayan sistem, çift yönlü DC voltaj düzenleme teknolojisi sayesinde LFP bataryalara göre yüzde 2’ye varan ek gidiş-dönüş verimliliği (RTE) sunuyor.

Güvenlik ve işletim kolaylığı açısından da yenilikler içeren sistem, sodyum iyon bataryaların voltaj eğrisi sayesinde gerçek zamanlı şarj durumunu (SoC) daha hassas ölçebiliyor. Bu durum, batarya yönetim sisteminin (BMS) yüzde 20’ye kadar daha fazla güvenlik marjı sağlamasına yardımcı oluyor. Modüler mimarisi sayesinde arızalı birimlerin izole edilerek sistemin kesintisiz çalışmasına imkan tanıyan bu teknoloji, lityuma kıyasla daha bol bulunan sodyum sayesinde maliyet avantajı da sağlıyor. Şirket, 2026 yılı sonuna kadar 1 GWh’lik kümülatif sevkiyata ulaşmayı hedefliyor.