Ne arıyorsunuz?

Avrupa Birliği Güneş Enerjisi Üretiminde Tarihi Rekor Kırdı

Avrupa Birliği Güneş Enerjisi Üretiminde Tarihi Rekor Kırdı

Avrupa Birliği genelinde güneş enerjisi üretimi 2025 yılında rekor kırarak toplam elektrik ihtiyacının yüzde 13’ünü karşılamayı başardı. Enerji düşünce kuruluşu Ember tarafından yayımlanan rapora göre, güneş ve rüzgar enerjisinin toplam payı tarihte ilk kez fosil yakıtları geride bırakarak yüzde 30 seviyesine ulaştı. Son dört yıldır yıllık yüzde 20’nin üzerinde büyüme sergileyen güneş enerjisi, üretim kapasitesini 2020 yılına göre iki katından fazla artırdı. Bu tablo, Avrupa’nın enerji dönüşümünde güneşin artık kömür ve hidroelektrik gibi geleneksel kaynakların önüne geçtiğini kanıtlıyor.

Enerji düşünce kuruluşu Ember’in son yayımladığı “Avrupa Elektrik İncelemesi” raporuna göre, AB ülkelerinde güneş enerjisi üretimi 2025 yılında 369 TWh ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Bir önceki yıla göre 62 TWh artış gösteren bu rakam, 2020 yılındaki 145 TWh’lik üretimin iki katından fazlasına tekabül ediyor. Son beş yılda ortalama yüzde 21’lik yıllık büyüme oranı yakalayan güneş enerjisi, diğer tüm enerji kaynaklarını geride bırakarak kıtanın en hızlı büyüyen güç kaynağı oldu.

Geçtiğimiz yıl sisteme eklenen 65,1 GW’lık yeni güneş paneli kapasitesi, güneşin toplam elektrik karmasındaki payını yüzde 13’e taşıyarak kömür ve hidroelektrik santrallerinin önüne geçmesini sağladı. Üye ülkelerin tamamında güneş enerjisi üretimi artış gösterirken, Macaristan yüzde 28’lik payla bu alanda liderliği üstlendi. Kıbrıs, Yunanistan, İspanya ve Hollanda’da ise güneşin elektrik üretimindeki payı yüzde 20 barajını aşarak dikkat çekici bir seviyeye ulaştı.

2025 yılı, Avrupa enerji sektörü için bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Güneş ve rüzgar enerjisi toplamda yüzde 30’luk bir paya ulaşarak, yüzde 29’da kalan fosil yakıtları ilk kez geride bıraktı. AB üyesi 27 ülkenin 14’ünde yenilenebilir kaynaklar fosil yakıtların üzerinde bir performans sergiledi. Raporda, fosil yakıtlara olan bağımlılığın küresel istikrarsızlıkları tetiklediği, bu nedenle temiz enerjiye geçişin her zamankinden daha kritik bir öneme sahip olduğu vurgulandı.

Raporun detayları, 19 AB ülkesinin yılın en az bir saatinde rüzgar ve güneşten sağladıkları enerjinin toplam üretimin yüzde 70’ini aştığını gösteriyor. Danimarka, Almanya, İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerde ise yılın üçte birinde elektriğin yarısından fazlası bu iki kaynaktan sağlandı. Öte yandan, olumsuz hava koşulları nedeniyle rüzgar ve hidroelektrik üretiminde yaşanan düşüşe rağmen, güneş enerjisindeki artış toplam yenilenebilir enerji payının yüzde 47,7 seviyesinde sabit kalmasını sağladı.

Fosil yakıt tarafında ise kömür kullanımı yüzde 9,2 ile tarihi bir düşük seviyeye geriledi. 19 üye ülkede kömürün enerji üretimindeki payı yüzde 5’in altına düştü. Buna karşın, doğalgazdan elektrik üretimi yüzde 8 oranında artarak AB’nin ithalat faturasına 32 milyar euroluk ek yük getirdi. Ember uzmanları, güneş ve rüzgarın sistemin belkemiği haline gelmesiyle birlikte, enerji depolama çözümlerinin, şebeke iyileştirmelerinin ve talep esnekliğinin ithal fosil yakıtlardan kurtulmak için hayati önem taşıdığını belirtiyor.

Raporda ayrıca, batarya kullanımının önündeki yasal engellerin kaldırılması, sınır ötesi enerji hatları için iş birliği yapılması ve 2027 yılına kadar Rus gazı ile LNG ithalatının yasaklanması gibi stratejik tavsiyeler de yer alıyor.