ASELSAN, üretim altyapısını güçlendirmek ve çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak amacıyla hayata geçirdiği iki yeni güneş enerjisi santrali (GES) ile tüm enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan karşılamaya başladı. Şirket, bu yatırımla enerji maliyetlerini düşürürken yıllık yaklaşık 121 bin ton CO2 emisyonunun önüne geçmeyi hedefliyor. Bu çevresel katkı, yaklaşık 4 milyon ağacın bir yılda temizlediği karbondioksit miktarına eş değer bir performans sunuyor. Projelerde, ASELSAN’ın kendi mühendislik kabiliyetleriyle geliştirdiği yerli ve milli PULSAR inverter teknolojisi ilk kez kullanılarak teknolojik yetkinlik sahaya yansıtıldı.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, şirketin son üç yılda savunma sanayiinde Avrupa’nın en hızlı büyüyen kuruluşlarından biri olduğunu vurgulayarak, 3 milyar dolarlık devam eden yatırım süreciyle hava savunma sistemlerinden radar teknolojilerine kadar birçok alanda yeni yetenekler kazandıklarını belirtti. Üretim kapasitesindeki bu hızlı büyümeyi sürdürülebilir enerjiyle desteklediklerini ifade eden Akyol, devreye alınan GES projelerinin hem enerji maliyetlerini optimize edeceğini hem de şirketin karbon ayak izini ciddi oranda azaltacağını kaydetti.
Sürdürülebilirlik Endeksi’nde zirvede yer alan ASELSAN, kaynak verimliliği konusundaki çalışmalarını bütüncül bir yaklaşımla sürdürüyor. Türkiye’de “Mavi Su Verimliliği Belgesi”ni alan ilk kuruluş olma unvanını taşıyan şirket, enerji üretiminin yanı sıra kaynakların verimli kullanımı, maliyet yönetimi ve çevresel etkileri önceliklendiriyor. Akyol, bu yatırımların hayata geçirilmesinde katkısı bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgili tüm kurumlara teşekkür ederek, yerli teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı büyüme stratejilerinin kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.