Ne arıyorsunuz?

Almanya Elektrik Arz Güvenliği Için Dev Ihale Başlattı

Almanya Federal Ağ Ajansı (Bundesnetzagentur), Elektrik Arz Güvenliği ve Kapasite Yasası (StromVKG) kapsamında 4,5 GW kapasiteli ilk ihale sürecini başlattı. Yeni düzenleme, şebekeye istikrarlı enerji sağlayacak tesislerin ve uzun süreli enerji depolama sistemlerinin desteklenmesini hedefliyor. İhaleyi kazanan taraflar, 15 yıl boyunca tesislerini kullanıma hazır tutmaları karşılığında kapasite ödemesi alacaklar. Başvuruların 8 Eylül’e kadar kabul edileceği süreç, toplamda altı aşamalı planlanan ihalelerin ilk ayağını oluşturuyor. Şebeke genişletme stratejisi doğrultusunda, kapasitenin en az üçte biri kuzey bölgelerindeki projelere ayrılırken, güney projeleri için özel bir fiyat indirim mekanizması uygulanacak.

İhale kapsamında yıllık maksimum teklif bedeli megavat başına 244.000 euro olarak belirlendi. Batarya depolama sistemlerinin ihaleye katılabilmesi için en az 10 saatlik kesintisiz deşarj kapasitesine sahip olması şart koşuluyor. 10 saatlik sistemler için 0,58, 20 saatlik sistemler için ise 0,85 oranında bir azaltma faktörü uygulanıyor; bu oran 20 saatlik sistemler için kombine çevrim gaz türbini santralleriyle aynı seviyede tutuluyor. Ayrıca batarya sistemlerinden %100 teknik uygunluk ve %92 verimlilik bekleniyor. Yerli üretim şartı kapsamında ise batarya hücreleri ve invertör gibi kritik bileşenlerin Avrupa Birliği veya AB ile serbest ticaret anlaşması olan ülkelerden tedarik edilmesi zorunlu kılındı.

Federal Ağ Ajansı Başkanı Klaus Müller, yasanın elektrik piyasasında yeterli kapasitenin korunması ve yenilenebilir enerji üretiminin yetersiz kaldığı dönemlerde arz güvenliğinin sağlanması adına kritik bir çerçeve sunduğunu belirtti. Kazanan projelerin 3 Kasım’da açıklanması planlanırken, ikinci ihale takviminin ise 10 Kasım’da duyurulması bekleniyor.

Sektör temsilcileri ise ihalenin teknoloji ayrımı yapmadığı iddia edilse de, teknik şartların uzun süreli batarya depolama sistemlerini rekabetçi olmaktan çıkardığını savunuyor. Ayrıca Avrupa Komisyonu’nun devlet yardımı kuralları çerçevesinde henüz onay vermediği bir süreçte şirketlerin projelerine taahhüt vermesinin yarattığı belirsizlik, hukuk çevrelerinde tartışmalara yol açıyor. Sistemin bir vergi yoluyla finanse edilecek olması nedeniyle elektrik maliyetlerinde kilovatsaat başına 0,01 euro civarında bir artış yaşanabileceği öngörülüyor.