Amerika Birleşik Devletleri’nde rüzgar ve güneş enerjisi, 2025 yılında toplam elektrik üretiminin %17’sini karşılayarak tarihi bir zirveye ulaştı. ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre, bu iki kaynağın toplam üretimi bir önceki yıla oranla 88 bin gigavatsaat artarak 760 bin gigavatsaate yükseldi. Özellikle güneş enerjisi kapasitesindeki agresif büyüme, ülkenin enerji dönüşümünde kilit rol oynuyor. Bu gelişme, yirmi yıl önce %1’in altında olan yenilenebilir enerji payının ne kadar hızlı bir ivme kazandığını ve enerji manzarasının nasıl dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
Güneş enerjisi sektörü, 2025 yılındaki devasa artışla yenilenebilir enerji hamlesinin lokomotifi oldu. En az 1 megavat kapasiteye sahip olan büyük ölçekli güneş enerjisi tesisleri, üretimlerini bir önceki yıla göre %34 oranında artırarak 296 bin gigavatsaat seviyesine taşıdı. 2006 yılından bu yana her yıl kesintisiz bir büyüme grafiği çizen bu alan, enerji arzındaki yerini her geçen gün sağlamlaştırıyor. Rüzgar enerjisi ise 464 bin gigavatsaatlik üretimiyle hala iki kaynak arasındaki liderliğini korurken, 2024 yılına kıyasla %3’lük istikrarlı bir artış sergiledi.
Büyük endüstriyel tesislerin yanı sıra, yerelleşmiş küçük ölçekli güneş enerjisi sistemleri de enerji ekosistemine önemli bir katkı sağladı. Dağıtık üretim yapan bu sistemler, 2025 yılında üretimlerini %11 artırarak 93 bin gigavatsaate çıkardı. Büyük ölçekli rüzgar ve güneş santrallerine bu küçük sistemler de dahil edildiğinde, söz konusu kaynakların toplam elektrik üretimindeki payı %19’a kadar ulaşıyor. Bu veriler, ABD’nin enerji üretim portföyündeki yapısal değişimin boyutlarını kanıtlıyor.
Yenilenebilir enerjideki bu rekor kıran performansa rağmen, geleneksel enerji kaynakları hala ülke şebekesinin bel kemiğini oluşturmaya devam ediyor. Rüzgar ve güneş enerjisinin hava koşullarına bağlı ve kesintili yapısı nedeniyle, şebeke istikrarının korunmasında baz yük santralleri kritik bir rol oynuyor. Doğal gaz, kömür ve nükleer enerjiden oluşan ve “emre amade” olarak nitelendirilen bu kaynaklar, 2025 yılında ABD genelindeki büyük ölçekli elektrik üretiminin %75’ini karşılayarak enerji arz güvenliğinin teminatı olmayı sürdürdü.