Ne arıyorsunuz?

AB Batarya Tüzüğü İhracatçı Türk Şirketleri İçin Başlıyor

Avrupa Birliği’nin 2023/1542 sayılı Bataryalar ve Atık Bataryalar Tüzüğü, enerji depolama sistemleri (BESS) için yeni bir dönemi başlatıyor. 18 Ağustos 2026 itibarıyla kademeli olarak devreye girecek düzenlemeler, bataryalarda etiketleme zorunluluğunu ve dijital batarya pasaportu uygulamasını zorunlu kılıyor. Bu süreç, yalnızca ürünün teknik özelliklerini değil; üretim yeri, karbon ayak izi, geri dönüştürülmüş içerik oranı ve performans verileri gibi kritik bilgilerin de şeffaf bir şekilde izlenebilir olmasını hedefliyor. Özellikle Avrupa pazarına ihracat yapan Türk üreticiler için bu mevzuat, rekabetin sadece fiyatla değil, veri doğrulanabilirliği ile şekilleneceği yeni bir dönemin habercisi niteliğinde.

AB Batarya Tüzüğü kapsamında belirlenen 18 Ağustos 2026 tarihi, tüm bataryalar için etiketleme zorunluluğunun hemen başladığı anlamına gelmiyor. Düzenleme, etiket formatlarının belirlenmesi ve yürürlüğe girmesinin ardından 18 aylık bir geçiş süreci öngörüyor. Yeni etiket yapısında üretici bilgileri, batarya kategorisi, üretim tarihi, kapasite, kimyasal içerik ve tehlikeli madde bilgileri gibi detayların yer alması şart koşuluyor. Bu yükümlülükler, küçük tüketici bataryalarından endüstriyel sistemlere ve büyük ölçekli BESS projelerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.

Sektör için en somut eşiklerden biri ise 18 Şubat 2027 tarihinde başlayacak olan dijital batarya pasaportu uygulamasıdır. 2 kWh üzerindeki endüstriyel bataryalar için zorunlu olacak bu sistem, QR kod aracılığıyla bataryanın tüm yaşam döngüsünü takip etmeyi amaçlıyor. Pasaport; üretim verileri, performans, karbon ayak izi ve geri dönüştürülmüş içerik gibi bilgileri içerecek. Ancak bataryanın sağlık durumu veya çevrim sayısı gibi hassas BMS verileri, yalnızca yetkili tarafların erişimine açık olacak.

Geri dönüştürülmüş içerik kullanımı konusunda da net hedefler belirlenmiş durumda. 18 Ağustos 2031’den itibaren bataryaların aktif malzemelerinde kobalt, lityum, nikel ve kurşun için asgari geri dönüşüm oranları zorunlu hale gelecek; bu oranlar 2036 yılına kadar kademeli olarak artırılacak. Avrupa pazarına ürün sunan Türk şirketleri için bu durum, tedarik zinciri ve üretim süreçlerinin AB standartlarına uyumlu hale getirilmesini zorunlu kılıyor. Özellikle ithal hücre kullanarak Türkiye’de montaj yapan entegratörlerin, “üretici sorumluluğu” kapsamında teknik dosya, CE işareti ve batarya pasaportu gibi yükümlülükleri yerine getirmesi gerekecek.

KAYNAK