Avustralya’daki New South Wales Üniversitesi (UNSW) tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma, güneş panellerinin dayanıklılığına ilişkin kritik veriler sundu. Yaklaşık 11 bin güneş panelinin performans verilerinin analiz edildiği çalışmada, her beş panelden birinin beklenenden 1,5 kat daha hızlı verim kaybı yaşadığı belirlendi. Normal şartlarda yıllık ortalama %0,9 olan verim düşüş hızı, bazı sistemlerde %4 ve üzerine çıkabiliyor. Bu durum, güneş enerjisi santrallerinin ekonomik ömrünü 11 yıla kadar düşürebilirken, sektördeki finansal modelleri ve enerji dönüşümü hedeflerini de ciddi risk altına sokuyor.
Araştırma ekibi, güneş panellerinin performansındaki bu ani ve aşırı düşüşlerin nedenlerini “uzun kuyruk” istatistiksel dağılımı üzerinden inceledi. Elde edilen bulgulara göre, panellerin önemli bir kısmı standart aşınma paylarını korurken, her 12 panelden biri normalden iki kat daha hızlı yaşlanıyor. Bu hızda bir bozulma yaşayan sistemlerin, 25 yıllık bir işletme süresinin sonunda toplam üretim kapasitelerinin yaklaşık %45’ini kaybedebileceği öngörülüyor. Araştırmacılar, bu durumun yatırımcıların ve geliştiricilerin uzun vadeli kar projeksiyonlarını doğrudan tehdit ettiğini vurguluyor.
Hızlı verim kaybının arkasında yatan üç temel teknik neden tespit edildi. Bunlardan ilki, bir bileşendeki arızanın diğer parçaları riske atarak bozulma sürecini hızlandırdığı “zincirleme arızalar” olarak tanımlanıyor. İkinci neden, üretim aşamasındaki kritik hataların testlerde fark edilmeyip operasyonun ilk yıllarında ortaya çıktığı “erken arızalar” olurken; üçüncü neden ise zaman içinde aniden beliren küçük teknik kusurlar olarak öne çıkıyor. Öte yandan, iklim koşullarının bu durum üzerindeki etkisi de incelendi. Aşırı sıcak iklimlerin bilinen olumsuz etkilerine rağmen, hızlı bozulma eğiliminin tüm coğrafyalarda benzer şekilde gözlemlenmesi, sorunun sadece çevresel faktörlere bağlanamayacağını kanıtlıyor.
Güneş enerjisi sektöründeki bu kalite sorunu, bağımsız test kuruluşlarının verileriyle de paralellik gösteriyor. Kiwa PVEL’in son raporları, test edilen panellerin büyük bir kısmının en az bir dayanıklılık testinde başarısız olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, sektördeki maliyet odaklı rekabetin üreticileri daha ince cam ve zayıf çerçeve kullanımına yönelttiğini, bu durumun da panelleri dış etkenlere karşı daha savunmasız hale getirdiğini ifade ediyor. Sektör temsilcileri, enerji geçişinin sürdürülebilirliği için daha dayanıklı modül tiplerini teşvik edecek yeni test standartlarının geliştirilmesi çağrısında bulunuyor.