Washington Eyalet Üniversitesi (WSU) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, eyaletin tarım arazilerinde devasa bir tarımsal güneş enerjisi sistemi (TarımGES) potansiyeli olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, trafo merkezlerine yakın konumdaki yaklaşık 352 bin dekarlık arazide 17.4 gigawatt (GW) seviyesine varan güneş enerjisi üretilebilir. Bu potansiyelin hayata geçirilmesi, Washington’ın temiz enerji hedeflerine gıda üretiminden feragat etmeden ulaşmasını sağlayabilir. Rapor, özellikle elma ve dut gibi meyve bahçelerinin bu çift amaçlı kullanıma son derece uygun olduğunu vurguluyor.
Eyalet destekli raporda, elektrik trafo merkezlerinin yaklaşık 1,6 kilometre yarıçapındaki 352 bin dekarlık tarım arazisinde 8.7 GW ile 17.4 GW arasında “makul” bir TarımGES potansiyeli bulunduğu belirtiliyor. Ancak teorik potansiyel bu tahminin çok daha ötesine geçiyor. Araştırmacılar, eyalet genelinde TarımGES için uygun olabilecek yaklaşık 825 bin dekarlık bir alan daha tespit etti. Bu alanın tamamı kullanılırsa 20.5 GW ile 41 GW arasında bir enerji üretimi söz konusu olabilir. Daha iddialı bir senaryoda ise trafo merkezleri yerine ana iletim hatlarına yakınlık kriter alındığında, 1,4 milyon dekardan fazla arazide 35 GW ile 70 GW arasında bir potansiyel ortaya çıkıyor.
Raporda vurgulanan makul potansiyel bile, Washington’ın 20 GW’lık güneş enerjisi hedefine ulaşmada kilit bir rol oynayabilir. Bu yaklaşımın en büyük avantajı, temiz elektrik üretmek için verimli tarım arazilerinin gıda üretiminden çıkarılmasını önlemesidir. Araştırmacılara göre, TarımGES sistemleri tarımsal verimliliği artırabilir, mahsuller ve hayvanlar için gölge ve serinlik sağlayarak sulama maliyetlerini düşürebilir. Ayrıca, bu sistemler geleneksel bitki destek direklerinin ve mevsimlik gölgelik bezlerinin yerini alarak kırsal ekonomilere ek katkı sunabilir.
Yapılan analizler, özellikle eyaletin orta ve doğu kesimlerindeki elma, dut ve diğer çok yıllık meyve bahçelerinin TarımGES entegrasyonu için en uygun alanlar olduğunu gösterdi. Belirlenen potansiyel arazilerin yaklaşık yarısını bu meyve bahçeleri oluşturuyor. Rapor, süt çiftliklerinin de bu çift amaçlı arazi kullanımından fayda görebileceğini belirtiyor. WSU ekibi, bu sonuçlara mevcut bilimsel literatürü inceleyerek, tarım arazilerini haritalandırarak ve çiftçilerle anketler yaparak ulaştı. Ayrıca Japonya ve Avrupa’daki başarılı TarımGES uygulamaları da incelendi.
Raporun başyazarı Max Lambert, anketlerin çiftçilerin WSU’ya ve yerel koruma kurumlarına derin bir güven duyduğunu gösterdiğini belirtti. Lambert, “Bilimsel veriler bu sistemin işe yarayacağını gösterse de, çiftçilerin harekete geçmesi için bunu kendi gözleriyle görmeleri gerekiyor,” diyerek bir pilot projenin önemini vurguladı. Bu doğrultuda WSU, Wenatchee yakınlarındaki Sunrise Araştırma Meyve Bahçesi’nde, raporun ortak yazarlarından Chad Kruger liderliğinde bir pilot proje kurma hazırlıklarına başladı.
Araştırma ekibi, yüksek başlangıç maliyetleri gibi önemli engellerin bulunduğunu ve daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu kabul ediyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen, çalışma Washington’da TarımGES’e odaklanmak için “ihtiyatlı bir iyimserlik” içinde olunması gerektiğini güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.