ABD merkezli güneş enerjisi şirketi Swift Solar, Virginia’da düzenlenen bir siber savaş tatbikatında geliştirdiği perovskit güneş paneli teknolojisini sergiledi. ABD Savunma Bakanlığı’nın siber saldırılara karşı enerji şebekesinin dayanıklılığını test ettiği tatbikatta kullanılan paneller, yüksek verimlilikleri sayesinde askeri operasyonlarda enerji bağımsızlığını artırma potansiyeli taşıyor. Şirket, bu teknolojiyle ulusal savunma operasyonlarına destek olmayı hedefliyor.
Swift Solar, ABD Savunma Bakanlığı’nın Virginia Beach’te gerçekleştirdiği Cyber Fortress tatbikatında, ABD yapımı perovskit tandem güneş panellerini kullanıma sundu. Bu paneller, ABD’li mikro şebeke firması Resilient Energy & Infrastructure tarafından üretilen Rapid Deployment Hybrid MicroGrid (RDHM) sistemiyle birlikte çalıştı. Swift Solar, perovskit güneş panellerinin mevcut piyasa standardı panellere göre %30’a kadar daha verimli olabileceğini ve bu sayede daha iyi bir güç-ağırlık oranı, artırılmış güç yoğunluğu ve gelişmiş radyasyon toleransı sunduğunu belirtiyor.
ABD Enerji Bakanlığı’ndan yaklaşık 7 milyon dolarlık destek alan ve İtalyan enerji şirketi Eni ile Stanford Üniversitesi’nin liderlik ettiği A Serisi yatırım turunu tamamlayan Swift Solar, bu teknolojiyle askeri alanda enerji bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçlıyor. ABD Ordusu’nda Cyber Fortress lideri olan Andre Slonopas, ABD yapımı perovskit güneş paneli teknolojisinin, modern savaş alanının artan güç taleplerini doğrudan karşılayabileceğini ve genel askeri hazırlığı artırabileceğini vurguladı. Swift Solar CEO’su Joel Jean ise Savunma Bakanlığı ile yapılan iş birliğinin, ABD yapımı perovskit güneş paneli teknolojisinin gerçek dünya savunma koşullarındaki geçerliliğini doğruladığını ve Swift Solar’ın ABD hükümeti ve ötesi için ultra verimli, yeni nesil güneş enerjisi çözümlerinin kilit sağlayıcısı olma potansiyelini ortaya koyduğunu ifade etti.
Perovskit teknolojisi, daha önce ABD’li sektör liderleri tarafından da gündeme getirilmişti. Uzmanlar, perovskit tandem teknolojisinin ilk olarak savunma veya uzay uygulamaları gibi niş alanlarda kullanıma sunulacağını, ardından ticari ve endüstriyel, konut ve şebeke ölçekli sektörlerde yaygınlaşacağını belirtiyor. Savunma ve uzay uygulamaları, perovskitlerin artan verimliliği sayesinde daha yüksek güç-ağırlık ve güç-alan oranından özellikle faydalanıyor. Bu uygulamalar aynı zamanda, büyük ticari kurulumlara kıyasla perovskit ürünlerinin daha yüksek maliyet ve düşük kararlılık sorunlarına karşı daha az hassas. Perovskitlerin kütlesel ticari kullanımının önündeki en büyük engel ise kararlılık sorunları olmaya devam ediyor. Malzeme, hava ve neme karşı çok hassas olması nedeniyle geliştirilmesi ve pazara girişi zorlaşıyor.