Güneş Enerjisi Sektörünün Öksüz Çocuğu MeskenGES

Geçen sene İzmir’de 27 Haziran 2025 tarihinde Solarbaba tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin ilk MeskenGES kongresi olma özelliğini taşıyan etkinlikte, sektörün önde gelen isimleri ev tipi güneş enerjisi pazarının potansiyelini ve önündeki engelleri masaya yatırdı. Sunumlardan derlediğimiz bu kapsamlı etkinlik özeti, özellikle bürokratik süreçlerin pazarın büyümesini nasıl yavaşlattığına ve sektör paydaşlarının çözüm önerilerine odaklanmaktadır.

Türkiye, güneş enerjisi potansiyeli bakımından Avrupa’nın en şanslı ülkelerinden biri olmasına rağmen, mesken tipi (residential) kurulumlarda istenilen ivmeyi henüz yakalayabilmiş değil. Solarbaba tarafından İzmir’de düzenlenen Smart 2050 temalı kongrede, sektör temsilcileri bu durumun “teknik veya ekonomik olmaktan ziyade idari ve bürokratik” olduğu konusunda birleşti.

İşte sunumlardan öne çıkan başlıklar ve sektörün karşılaştığı temel darboğazlar:

En Büyük Engel: Bürokratik Labirent ve İzin Süreçleri
Kongrenin en çok tartışılan konusu, evine güneş paneli kurmak isteyen bir vatandaşın karşılaştığı karmaşık izin süreçleriydi.

-Süreçlerin Uzunluğu: Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde konut tipi kurulumlar izin gerektirmeksizin veya basit bir bildirimle 3-4 haftada tamamlanabilirken, Türkiye’de bu süreç 3 aya kadar uzayabiliyor. Başvuruların değerlendirilmesi için komisyonların sadece ayda bir toplanması, onay mekanizmasını ciddi şekilde yavaşlatan bir faktör olarak belirtiliyor.
-Evrak Yoğunluğu: Özellikle SOWI Enerji sunumunda çarpıcı bir şekilde ifade edildiği gibi, farklı belediyelerin ve dağıtım şirketlerinin talep ettiği evraklar arasında standart bir uygulama bulunmuyor. Bir belediyenin kabul ettiği evrak, diğeri tarafından reddedilebiliyor. “Güneş enerjisi uygunluk yazısı” için belediyelerin talep ettiği fahiş harç bedelleri (bazı ilçelerde diğerlerine göre 3-4 kat fark olabiliyor) ve “pencere yeri projeden farklı” gibi gerekçelerle süreçlerin tıkanması, yatırımcıyı bezdiren faktörler arasında.

Çözüm Önerisi:Sektör temsilcileri, TEDAŞ veya EPDK tarafından tüm Türkiye’de geçerli olacak **standart bir evrak listesi** yayınlanmasını ve belediyelerin keyfi uygulamalarının denetlenmesini talep ediyor. Ayrıca, küçük sistemler (<10 kW veya <30 kW) için Almanya örneğindeki gibi "onay" yerine "bildirim" sistemine geçilmesi öneriliyor.
Finansal Teşvikler ve Geri Dönüş Süreleri
Türkiye’de elektrik fiyatlarının devlet tarafından sübvanse edilmesi (fatura maliyetinin yaklaşık %43’ünün devletçe karşılanması), güneş enerjisi yatırımının geri dönüş süresini (ROI) yapay olarak uzatıyor.

-Sübvansiyon Sorunu:Zenergy Enerji sunumunda belirtildiği gibi, “Faturayı değil, çatıdaki GES’i destekle” mottosu öne çıkıyor. Elektriğin gerçek piyasa maliyeti vatandaşa yansıtılmadığı için, güneş enerjisi yatırımı cazibesini yitiriyor. Mevcut politikalarla geri dönüş süresi 10 yılı bulabilirken, desteklerin üretime kaydırılmasıyla bu sürenin 4-5 yıla inebileceği hesaplanıyor.
-Finansman Eksikliği:Mortgage benzeri, mesken GES’e özel uzun vadeli ve düşük faizli kredi mekanizmalarının eksikliği, ilk yatırım maliyetini karşılamakta zorlanan hane halkı için büyük bir bariyer oluşturuyor.

Apartman ve Site Yönetimlerindeki Zorluklar
Türkiye nüfusunun büyük bir bölümünün apartmanlarda yaşadığı gerçeği, “çatı hakkı” sorununu doğuruyor.

-Oy Birliği Şartı:Ortak alan sayılan çatılarda GES kurulumu için kat maliklerinin oy birliği veya yüksek çoğunlukla karar alması gerekliliği, projelerin daha başlamadan rafa kalkmasına neden oluyor.
-Çatı Statik ve Mülkiyet Sorunları:Çatıların mülkiyet belirsizlikleri ve eski binalardaki statik uygunsuzluklar, kurulumun önündeki teknik-idari engellerden biri.

Teknik Kalite ve Denetim Eksikliği
Pazarın büyümesi kadar, sağlıklı büyümesi de kongrenin gündemindeydi. “Ucuz malzeme ile ucuz kurulum tuzağı”na dikkat çeken Mescoen sunumu, maliyet odaklı yaklaşımların getirdiği riskleri vurguladı:

– Kalitesiz Ekipman Riski: Düşük verimli paneller, sertifikasız sigortalar ve yanlış konstrüksiyon seçimi; yangın riski, çatı akıtması ve sistemin öngörülen ömürden çok daha kısa sürede arızalanmasıyla sonuçlanabiliyor.
– Yanlış Montaj: Çatı yük taşıma kapasitesinin göz ardı edilmesi ve sızdırmazlık hataları, ev sahipleri için güneş enerjisini bir tasarruf aracı olmaktan çıkarıp bir masraf kapısına dönüştürebilir.

Geleceğin Vizyonu: Depolama ve Dijitalleşme
Tüm zorluklara rağmen sektörün geleceği parlak görülüyor. SolarVis verilerine göre Türkiye’de mesken GES için 100.000’in üzerinde fizibilite analizi yapılmış durumda ve talep artıyor.

-Enerji Depolama ve Elektrikli Araçlar: Konutların sadece elektrik tüketen değil, üreten (prosumer) noktalara dönüşmesi hedefleniyor. PİLDER sunumunda vurgulandığı gibi, güneş enerjisinin depolama sistemleri ve elektrikli araç şarj istasyonları (V2H) ile entegre edilmesi, enerji bağımsızlığının anahtarı olarak görülüyor.
-Dijitalleşme: Süreçlerin hızlanması için başvurudan tekliflendirmeye kadar tüm aşamaların dijital platformlara taşınması ve şeffaflaşması gerektiği vurgulanıyor.

Sonuç
Solarbaba 1. MeskenGES Kongresi, Türkiye’nin çatı üstü güneş enerjisi potansiyelini hayata geçirmek için “Mevzuatın Gölge Etmemesi” gerektiğini net bir şekilde ortaya koydu. Sektörün ortak çağrısı; bürokrasinin sadeleştirilmesi, şebeke bağlantı süreçlerinin hızlandırılması ve finansal teşviklerin “tüketimi” değil “üretimi” destekleyecek şekilde yeniden kurgulanması yönünde.

(Bu özet, Solarbaba MeskenGES kongresinde sunum yapan Anıl Akar, Cengiz Kılıç, Dilan Yıldız, Ersin Keş, Gülsüm Akpınar, Kadem Usta, Kerem Çilli, Mesut Aksoy, Özgün Calayoğlu ve Samet Yıldırım’ın paylaştığı veriler ve görüşler ışığında hazırlanmıştır.)