Çin, on yılı aşkın süredir uyguladığı muafiyeti sonlandırarak lityum iyon piller için yüzde 2 oranında tüketim vergisi toplamaya başladı. 1 Eylül itibarıyla yürürlüğe giren bu düzenleme, temiz enerji sektöründeki olgunlaşmış teknolojilere yönelik vergi teşviklerinin geri çekilmesini temsil ediyor. Söz konusu vergi uygulaması, 2027 yılına kadar yüzde 2 seviyesinde kalacak ve ardından yüzde 4’lük yasal orana çıkacak. Sodyum iyon ve katı hal pilleri gibi gelişmekte olan teknolojiler ise 2028 sonuna kadar muafiyetten yararlanmaya devam edecek. Bu adım, Çin’in endüstriyel stratejisinde olgunlaşmış kapasiteleri vergilendirirken, yeni nesil teknolojileri desteklemeye yönelik bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor.
Çin Maliye Bakanlığı, Gümrük Genel İdaresi ve Devlet Vergi İdaresi tarafından ortaklaşa yayınlanan politika kapsamında; lityum iyon piller, lityum primer piller, nikel-metal hidrit piller ve vanadyum akışlı piller artık vergi kapsamına alındı. 1 Eylül 2026 tarihine kadar yüzde 2 olarak uygulanacak olan vergi, 1 Eylül 2027’den itibaren yüzde 4’lük yasal seviyesine ulaşacak. Düzenleme, elektrikli ekipman, termal yönetim ve yangın koruma sistemlerini içeren tam kapsamlı batarya enerji depolama sistemlerini ise “tam güç ekipmanı” olarak sınıflandırarak bu tüketim vergisinden muaf tutuyor.
Vergi düzenlemesi, doğrudan ihraç edilen bataryaları kapsamıyor; ihracat ürünleri vergi muafiyetinden yararlanmaya devam ederken, satın alınan bataryalar için ödenen vergiler geri alınabiliyor. Ancak Çin, batarya ürünlerine yönelik KDV ihracat iadesini Nisan ayında yüzde 9’dan yüzde 6’ya düşürdü ve 1 Ocak 2027 itibarıyla bu desteği tamamen kaldırmayı planlıyor. Benzer bir süreç güneş hücreleri için de geçerli olup, bu ürünlerde vergi uygulaması Nisan 2027’de başlayacak.
Sektördeki üreticiler, EVE Energy, Lishen Battery ve CATL gibi öncü firmalar, yeni maliyetleri fiyatlarına yansıtmaya başladı. Huatai Securities analistleri, bu vergi yükünün yönetilebilir olduğunu ve güçlü tedarikçilerin maliyetleri alt tedarik zincirine aktarma konusunda daha avantajlı konumda bulunduğunu belirtiyor. Uzmanlar, bu değişikliğin sadece bir vergi düzenlemesi değil, aynı zamanda olgunlaşmış teknolojilere verilen desteği azaltıp, ticarileşme aşamasındaki yeni teknolojileri teşvik eden bir arz yönlü reform aracı olduğunu vurguluyor.