Ne arıyorsunuz?

Güneş Enerjisi Yatırımlarında Bürokrasi Engeli Sektörü Yavaşlatıyor

Güneş enerjisi sektöründe faaliyet gösteren uzmanlar, mesken tipi güneş enerjisi kurulumlarında yaşanan bürokratik engellerin ve standart dışı uygulamaların sektörü ciddi oranda yavaşlattığını belirtiyor. Sektör paydaşları, çağrı mektubu aşamasından kabul sürecine kadar uzanan yasal prosedürlerin 8 aya varan sürelerde tamamlanabildiğini, bu durumun hem yatırımcıyı mağdur ettiğini hem de firmaların kriz yönetimi kapasitesini zorladığını ifade ediyor. Özellikle belediyelerdeki harç bedellerinin bölgeden bölgeye, hatta aynı ilçe içindeki mahalleler arasında dahi büyük farklılıklar göstermesi, sektörde “standart bir fiyatlandırma” ihtiyacını acil hale getiriyor.

Sektör temsilcileri, mesken tipi güneş enerjisi projelerinde karşılaşılan en büyük sorunun, kurumlar arası koordinasyon eksikliği ve keyfi uygulamalar olduğunu vurguluyor. Bir belediyenin mimari onay veya karot testi gibi ağır şartlar talep ettiği durumlarda, başka bir belediyenin çok daha basit süreçlerle ilerleyebilmesi, EPC firmalarını ve yatırımcıları zor durumda bırakıyor. Ayrıca, dağıtım şirketlerinin “usulsüz güneş enerjisi” gerekçesiyle meskenlere yönelik denetimlerini artırması ve bu süreçte uygulanan yüksek para cezaları, yatırımcıların sektöre olan güvenini zedeliyor. Uzmanlar, güneş enerjisi kurulumlarının “zengin işi” olarak görülmesi algısının değişmesi gerektiğini ve bu yatırımların stratejik birer enerji kaynağı olarak desteklenmesi gerektiğini savunuyor.

Özellikle itfaiye ve dağıtım şirketleri ile yaşanan süreçlerde, kurumların güneş enerjisi teknolojisine dair teknik bilgi eksikliği nedeniyle yaşanan trajikomik olaylar da dikkat çekiyor. Bazı durumlarda güneş enerjisi santrallerinin denetimi sırasında inverter yerine kombi fotoğraflarının çekilmesi veya kurulumun tamamlanması için itfaiyeden defalarca aynı evrakların istenmesi, bürokrasinin ne kadar hantal işlediğini gözler önüne seriyor. Sektör profesyonelleri, bu karmaşanın çözümü için tüm Türkiye genelinde geçerli, şeffaf ve standart bir mevzuatın oluşturulmasını, belediye harçlarının makul seviyelere çekilmesini ve “öz tüketim” odaklı, daha hızlı onay süreçlerine sahip bir modelin hayata geçirilmesini talep ediyor.