Pakistan Solar Association (PSA) tarafından yapılan yeni bir analiz, ülkedeki dağıtık güneş enerjisi üretiminin resmi kayıtlara yansıyandan çok daha yüksek olduğunu ortaya koydu. 2025 mali yılında Pakistan’daki toplam elektrik üretiminin yaklaşık %27’sinin, şebeke verilerinde görünmeyen dağıtık güneş enerjisi sistemlerinden karşılandığı belirtiliyor. Bu durum, yaklaşık 51 TWh’lik bir üretimin resmi istatistiklerin dışında kaldığını gösteriyor. Uzmanlar, bu veri eksikliğinin hatalı sistem planlamasına ve yanlış yatırım kararlarına yol açtığı konusunda uyarılarda bulunarak, ülkenin enerji stratejisini güncellemesi gerektiğini vurguluyor.
Lahore Elektrik Dağıtım Şirketi (LESCO) verileri üzerinde yapılan incelemeler, güneşin en yoğun olduğu saatlerde elektrik talebinin ciddi oranda düştüğünü gösteriyor. 2024 yılında yaklaşık 2,2 GW seviyesinde olan talep profilinin, 2026 itibarıyla 765 MW’a kadar gerilediği gözlemleniyor. Akşam saatlerinde ise şebeke üzerindeki talep artışı dört saatlik bir dilimde 1,1 GW’ı aşıyor. PSA, bu verilerin arkasında milyonlarca yeni ve kayıt dışı güneş enerjisi kurulumunun yattığını belirtiyor.
Pakistan’daki bu hızlı güneş enerjisi dönüşümü, artan elektrik fiyatları, bağımsız enerji üreticilerine yapılan yüksek kapasite ödemeleri, Çin menşeli güneş paneli fiyatlarındaki düşüş ve kronik elektrik kesintileri gibi faktörlerle tetiklendi. Tüketicilerin kendi enerjilerini üretmeye yönelmesi, şebeke operatörlerini hazırlıksız yakaladı. Ayrıca, elektrikli araç kullanımındaki artışın da şebeke verilerine tam olarak yansımadığı ifade ediliyor.
PSA, mevcut planlama hatalarını gidermek için Pakistanlı yetkililere Avustralya ve Birleşik Krallık modellerini örnek almalarını öneriyor. Avustralya’nın Entegre Sistem Planı’nın dağıtık kaynakların ulusal enerji planına dahil edilmesi konusunda bir rehber olabileceği, Birleşik Krallık’ın ise sistem esnekliği ve talep yönetimi konusunda model teşkil edebileceği belirtiliyor. Dernek, doğru veri kaydı yapılmamasının “tahmin hataları” ve “yanlış tahsis edilmiş yatırımlar” gibi maliyetli sonuçlar doğurduğunu hatırlatıyor.