BYD’nin Türkiye’de yapmayı planladığı 1 milyar dolarlık yatırımın askıya alınması, tek bir nedene değil; jeopolitik dengeler, Avrupa Birliği’nin sanayi politikaları ve Türkiye’nin yerel üretim altyapısındaki eksikliklere dayanan karmaşık bir sürecin sonucu olarak değerlendiriliyor. Çin’in küresel stratejileri ve ABD ile ilişkilerin yeniden şekillenmesi, BYD’nin Avrupa pazarındaki önceliklerini Macaristan gibi ülkelere kaydırmasına neden olurken, Türkiye’nin “Made in EU” standartlarına uyum sağlama çabaları ve batarya teknolojilerindeki yerel tedarik zinciri yetersizliği, yatırımın geleceğini belirsiz kılan kritik teknik faktörler arasında yer alıyor.
Çinli otomotiv devi BYD, küresel ölçekte en fazla üretim tesisi kuran üreticilerden biri olmasına rağmen, Türkiye’deki Manisa yatırımını belirsiz bir süre için askıya aldı. Uzmanlar, bu kararın arkasında Çin devletinin yurt dışı yatırımları üzerindeki denetleyici rolünün ve Avrupa Birliği’nin “Made in EU” stratejisinin yattığını belirtiyor. AB’nin, üretimin ve katma değerin Birlik sınırları içerisinde kalmasını teşvik eden politikaları, Türkiye’de üretilecek araçların gelecekte rekabet gücünü zayıflatabileceği endişesini doğuruyor. Özellikle Macaristan’daki tesisin AB pazarındaki avantajlı konumu, BYD’nin Avrupa stratejisinde Türkiye’nin önüne geçmesine yol açtı.
Siyasi cephede ise Türkiye’nin dış politika önceliklerinin değişimi etkili oldu. Şangay İş Birliği Örgütü’ne yönelik hedeflerden ziyade Washington ile ilişkilerin normalleştirilmesine odaklanılması, Çin ile yürütülen stratejik ortaklık süreçlerini doğrudan etkiledi. Bu durum, Çinli firmaların uzun vadeli ve devlet destekli yatırım kararlarında belirleyici bir unsur haline geldi.
Teknik açıdan bakıldığında, Türkiye’nin elektrikli otomobil ekosistemindeki eksiklikler de yatırımın önündeki engellerden biri olarak öne çıkıyor. Elektrikli araçların en kritik bileşeni olan batarya hücresi üretiminde yerel tedarik zincirinin henüz istenen seviyeye ulaşmamış olması, BYD gibi devlerin yerel üretim kararlarını zorlaştırıyor. Türkiye’de batarya montajı üzerine sınırlı girişimler bulunsa da, batarya merkezli şasi mimarisi gibi ileri teknolojilerde dışa bağımlılığın sürmesi, BYD’nin Türkiye’yi bir üretim üssü olarak konumlandırma motivasyonunu düşürüyor. Gelecek dönemde Türkiye’nin otomotiv endüstrisindeki teknolojik dönüşümü ve küresel politik iklimin seyri, BYD’nin Manisa projesini yeniden değerlendirip değerlendirmeyeceğini belirleyecek.