Ne arıyorsunuz?

Avrupa Birliği’nin Çinli Güneş Paneli Eviricilerine Kısıtlama Kararı

Avrupa Birliği’nin Çin menşeli güneş paneli eviricilerine yönelik fon kısıtlaması, 2030 yılına kadar bölgedeki güneş enerjisi talebinin yaklaşık yüzde 14’ünü etkileyebilir. Enerji piyasası araştırma kuruluşu Wood Mackenzie’nin analizine göre, 2026-2030 yılları arasında 28 GW’lık evirici talebi ve enerji depolama projelerinin yüzde 12’si bu politikadan doğrudan etkilenecek. Özellikle AB fonlarına bağımlı olan Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin en büyük darbeyi alması beklenirken, kısıtlamaların ulusal bütçelere yayılması durumunda etkinin çok daha geniş bir alana yayılabileceği öngörülüyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen tarafından nisan ayında duyurulan bu karar, enerji projelerinde Çinli üreticilerin eviricilerini kullanan yatırımlara fon sağlanmasını engelliyor. Uzmanlar, bu durumun toplam proje maliyetlerinde yüzde 2 ile yüzde 8 arasında sınırlı bir artışa neden olacağını belirtse de, asıl sorunun maliyetten ziyade tedarik süreçlerindeki karmaşıklık ve tasarım değişiklikleri olduğunu vurguluyor. Özellikle fiyat hassasiyeti yüksek olan Doğu Avrupa pazarlarında, entegre batarya-evirici sistemlerinin ayrıştırılması zorunluluğu ciddi operasyonel engeller yaratıyor.

Wood Mackenzie analistlerine göre, bu yasak yıllık 4 ila 5 GW’lık bir talebin Çinli tedarikçilerden uzaklaşmasına yol açacak. Ancak Avrupa’daki güneş enerjisi ve depolama talebinin yaklaşık yüzde 80’i özel sektör veya ulusal fonlarla karşılandığı için, Çinli üreticilerin pazardaki hakimiyeti kısa vadede büyük ölçüde korunacak. Yine de AB üyesi ülkelerin bu kısıtlamaları kendi ulusal programlarına uyarlaması, sektördeki değişimin boyutunu önemli ölçüde değiştirebilir.

Güneş enerjisi eviricileri, enerji egemenliği ve siber güvenlik tartışmalarının merkezinde yer alıyor. İnternet bağlantılı dijital cihazlar olmaları nedeniyle eviriciler, enerji şebekelerine yönelik siber saldırı riskleri taşıyor. SolarPower Europe ve Avrupa Güneş Enerjisi Üreticileri Konseyi gibi kuruluşlar, siber güvenlik gerekçesiyle yerli üreticilerin desteklenmesi gerektiğini savunurken, bazı uzmanlar güvenliğin üretim yerinden ziyade yazılım altyapısına bağlı olduğunu belirterek bu yaklaşımı eleştiriyor. AB, siber güvenlik yasalarını güncelleyerek eviricileri kritik altyapı kapsamına almayı planlarken, sektördeki kısıtlamaların kapsamının genişleyip genişlemeyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.