Çinli batarya üreticisi CATL, ticari kullanıma hazır dünyanın ilk saha onaylı sodyum iyon enerji depolama sistemi olan TENER Sodium’u tanıttı. Münih’te duyurulan bu sistem, özellikle güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektriğin şebekede depolanması için geliştirildi. Lityum bazlı sistemlere kıyasla sodyumun dünya genelinde çok daha yaygın ve erişilebilir bir hammadde olması, enerji şirketlerinin tedarik zinciri risklerini azaltma konusunda yeni bir seçenek sunuyor. Henüz ABD pazarı için resmi bir lansman tarihi açıklanmasa da, sistemin 2026 yılı sonuna kadar 1 gigawatt-saatlik sevkiyata ulaşması ve 2027 yılı itibarıyla küresel pazara sunulması hedefleniyor.
TENER Sodium sistemi, mevcut lityum demir fosfat (LFP) enerji depolama platformlarıyla aynı fiziksel ayak izine sahip olacak şekilde tasarlandı. Bu modüler yapı, geliştiricilerin mevcut altyapılarını değiştirmeden veya yeniden sertifikasyon süreçleriyle uğraşmadan sistemi entegre edebilmelerine olanak tanıyor. 30 megawatt-saatin üzerinde nominal kapasite sunan modüller, 1, 2, 4, 6 ve 8 saatlik esnek depolama sürelerini destekliyor.
Sistemin öne çıkan bir diğer özelliği ise zorlu hava koşullarına karşı dayanıklılığı ve güvenlik performansı. CATL, batarya yönetim sisteminin lityum iyon bataryalara kıyasla yüzde 20 daha fazla güvenlik marjı sağladığını belirtiyor. Ayrıca, üstten boşaltmalı hava akışı tasarımı sayesinde ısı üretimi geleneksel sistemlere göre yaklaşık yüzde 30 oranında azaltılırken, yardımcı güç tüketimi endüstri ortalaması olan yüzde 2’den yüzde 1 seviyesine düşürülüyor.
Operasyonel verimliliğin yanı sıra gürültü seviyesini de düşüren sistem, 65 desibellik çalışma sesiyle geleneksel modellerden 10 desibel daha sessiz çalışıyor. 2016 yılından bu yana sodyum iyon teknolojisi üzerine Ar-Ge çalışmaları yürüten ve bu alana yaklaşık 1,4 milyar dolar yatırım yapan CATL, Çin’deki üretim tesislerinde kapasite artışına gidiyor. Şirket, Nisan 2026’da HyperStrong ile imzaladığı 60 gigawatt-saatlik anlaşmayla, sodyum iyon teknolojisinin ticari ölçekte ciddi bir çözüm olarak kabul gördüğünü kanıtlıyor.