İsviçre merkezli girişim Sun-Ways, demiryolu hatlarının arasındaki boş alanları değerlendirerek enerji üretmeyi hedefleyen yenilikçi bir pilot projeyi başarıyla hayata geçirdi. Mevcut demiryolu altyapısına zarar vermeden ve tren seferlerini aksatmadan rayların arasına yerleştirilen güneş panelleri, hem demiryolu güvenliği hem de elektrik üretimi açısından hedeflenen sonuçları verdi. Yeni arazi geliştirme süreçlerine veya çatı güçlendirmelerine ihtiyaç duymadan, halihazırda kullanılan alanları çift amaçlı hale getiren bu teknoloji, temiz enerji üretimi için yeni ve verimli bir alternatif sunuyor.
Sun-Ways tarafından geliştirilen ve demiryolu bakım firması Scheuchzer AG ile iş birliği içinde kurulan sistem, özel bir makine yardımıyla saatte 300 metreye kadar güneş paneli döşeyebiliyor. Günde 500’den fazla panelin kurulumuna olanak tanıyan bu yöntem, yaklaşık 190 kW’lık günlük kurulu güç kapasitesine ulaşılmasını sağlıyor. Paneller, üretilen elektriği doğrudan şebekeye, istasyonlara veya hareket halindeki trenlere aktarabiliyor.
Projenin kurucusu Joseph Scuderi, 11 binden fazla trenin güneş panellerinin üzerinden geçtiğini ve sistemin bu süreçte tamamen stabil ve güvenli kaldığını belirtti. Tarım arazilerini veya ormanlık alanları kullanmadan enerji üretmeyi mümkün kılan bu “çift kullanımlı” model, mevcut altyapıların verimliliğini artırmayı amaçlıyor. Özellikle ABD gibi geniş demiryolu ağına sahip ülkelerde, bu teknolojinin sadece küçük bir kısmının bile uygulanması, gigawatt seviyesinde temiz enerji kapasitesi yaratma potansiyeli taşıyor.
Her ne kadar özel tasarım gerektiren bu panellerin kurulumu, standart çatı tipi güneş panellerine kıyasla daha maliyetli olsa da, yeni arazi tahsisine gerek duymaması büyük bir avantaj sağlıyor. Raylar arasına yerleştirilen güneş panelleri, demiryolu trafiğini kesintiye uğratmadan, mevcut ulaşım hatlarını birer enerji santraline dönüştürerek sürdürülebilir enerji hedeflerine katkıda bulunuyor.