Ne arıyorsunuz?

MeskenGES 2026: Dağıtım Şirketinden “Kaçak GES” Uyarısı




Solarbaba tarafından düzenlenen MeskenGES Kongresi’nde, Ateş Uğurel’in moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda Gdz Elektrik Üretim Tesisleri Bağlantı Yöneticisi Güven Öztütüncü sahne aldı. İzmir ve Manisa’da 6 milyon nüfusa ve 3.9 milyon tüketiciye elektrik dağıtım hizmeti veren Gdz Elektrik’in perspektifinden çatı tipi güneş enerjisi (mesken GES) süreçlerinin değerlendirildiği sunumda; bürokratik engellerin perde arkası, trafo kapasite krizleri ve son dönemde artan “Kaçak GES” kurulumlarına yönelik ağır yaptırımlar tüm şeffaflığıyla masaya yatırıldı.

31 Kez Değişen Yönetmelik ve Dijitalleşme Kurtuluşu Güven Öztütüncü, yatırımcıların ve kurulum (EPC) firmalarının en çok şikayet ettiği bürokratik bekleme sürelerine dağıtım şirketi cephesinden yanıt verdi. Türkiye’de Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nin bugüne kadar 31 veya 32 kez değiştiğini ve bunun muhtemelen Türkiye tarihinde en çok değişen yönetmelik olduğunu belirten Öztütüncü, dağıtım şirketlerinin kural koyucu değil, sadece mevzuatı harfiyen uygulayıcı kurumlar olduğunun altını çizdi. Çağrı mektubu bekleme sürelerinin dağıtım şirketinin yavaşlığından değil, mevzuattaki yasal takvimden kaynaklandığını ifade etti. Ancak dijitalleşme ile bürokratik yükün büyük oranda hafiflediği de vurgulandı. Gdz Elektrik’in Ekim 2023 itibarıyla Yeni Bağlantı Sistemi (YBS) adlı dijital platforma geçtiğini belirten Öztütüncü; eskiden ayın son günlerinde yığılan yüzlerce “aslı görülmüştür” kaşeli ıslak imzalı evrak kaosunun bittiğini ve sürecin tamamen online platforma taşınarak şeffaflaştığını paylaştı.

Trafo Kapasiteleri Dolunca Fabrikalar 25 kW’a Sıkıştı Sunumda sektörle ilk kez paylaşılan veriler, 25 kW ve altı (mesken) GES başvurularındaki gizli bir gerçeği de ortaya çıkardı. Başvuru sayılarının 2022 yılında zirve yaptığını ancak 2023’te trafo merkezlerindeki kapasite kısıtlamaları nedeniyle düşüşe geçtiğini belirten Öztütüncü, oldukça ilginç bir istatistiğe dikkat çekti. 2020 yılında 25 kW altı bir başvurunun ortalama gücü 6 kW iken, bugün bu rakamın 22 kW’a ulaştığını ifade etti. Bunun nedeninin sadece evlerin enerji tüketiminin artması olmadığını; trafo merkezlerinde dev projeleri için kapasite bulamayan sanayi tesislerinin bile “hiç yoktan iyidir” diyerek 25 kW’lık sınırlı kapasitelere yönelmesi olduğunu açıkladı.

Çatılardaki “Kaçak GES” Tehlikesi ve Katlanan Cezalar Oturumun en uyarıcı ve dikkat çekici bölümü ise yasal izinleri alınmadan kurulan ve “Kaçak GES” olarak adlandırılan tesisler üzerineydi. Yönetmeliğin 37. maddesinin 13. fıkrasına eklenen kurallar gereği; Dağıtım Bağlantı Anlaşması veya çağrı mektubu olmadan kurulan sistemler için artık geri dönüşü olmayan ağır yaptırımlar uygulanıyor. Güven Öztütüncü, tespit edilen bu tesislerin derhal şebekeden ayrıldığını, yatırımcıya 3 yıl boyunca başvuru yasağı getirildiğini ve panellerin 60 gün içinde sökülerek parsel dışına çıkarılmasının zorunlu tutulduğunu vurguladı. Eğer sistem sökülmezse, kesilen kaçak elektrik kullanım cezalarının arka arkaya önce 2 katına, sonra 4 ve 8 katına çıkarak katlandığı konusunda ciddi uyarılarda bulundu. Kaçak sistemlerin drone denetimleri ve tüketim trendlerindeki ani düşüşler üzerinden çok kolay tespit edilebildiğini belirten Öztütüncü; “Balkon GES” veya devasa bir UPS bataryası üzerinden evin iç tesisatına bağlanan sistemlerin bile şebekeyle birleştiği noktada yasa dışı duruma düşebileceği konusunda yatırımcıları aydınlattı.

2035 Hedefleri İçin Süreçlerin Sadeleşmesi Şart Türkiye’nin 2035 yılına kadar 72 GW güneş ve 48 GW rüzgar enerjisi olmak üzere toplam 120 GW’lık devasa bir kurulum hedefi bulunduğunu hatırlatan Öztütüncü, bu hedeflere ulaşmak için mevcut izin süreçlerinin gelecekte mecburen daha da sadeleşeceğini öngördüğünü belirtti. Özellikle Avrupa’da çok popüler olan ve prize takılarak çalışan 800 watt gücündeki “Balkon GES” gibi inovatif uygulamaların, şebeke arz güvenliğini tehlikeye atmadığı sürece dağıtım şirketleri açısından teknik bir sorun yaratmayacağını ifade etti. Mevzuat değişikliklerinin de artık yatırımcıları ticari elektrik satışından ziyade tam bağımsız “öz tüketim” ve “bataryalı depolama” konseptine doğru yönlendirdiği vurgulandı.

Sonuç: Özetle Gdz Elektrik’in paylaştığı bu veriler; çatı tipi güneş enerjisi yatırımlarının sadece teknik bir donanım kurulumundan ibaret olmadığını, şebeke güvenliğini sağlayan çok ciddi hukuki ve operasyonel kurallara tabi olduğunu gösteriyor. Güven Öztütüncü’nün uyarıları, yatırımcıların sistemi kuracak firmaları seçerken sadece fiyata değil, yasal onay süreçlerini doğru yürütebilme tecrübesine de bakmalarının hayati önem taşıdığını ortaya koyuyor. Aksi takdirde tüketicinin ucuz elektrik hayali; katlanarak artan cezalar, kesilen enerjiler ve sökülmek zorunda kalınan panellerle büyük bir hüsrana dönüşebilir.