Ne arıyorsunuz?

10 Senesini Dolduran Lisanssız Güneş Enerji Santralleri İçin Çözüm Alternatifleri

Yenilenebilir enerji sektöründe 10 yıllık YEKDEM süresini tamamlayan lisanssız elektrik üretim tesisleri, yeni bir hukuki ve finansal süreçle karşı karşıya. 12 Haziran 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Görevli Tedarik Şirketi’nin zorunlu alıcı yapılması tesislerin sistem dışı kalma riskini ortadan kaldırsa da, satış tavan fiyatlarındaki düşüş işletmeler için ciddi bir darboğaz yarattı. Zenergy Genel Müdürü Cengiz Kılıç, mevcut tesislerin sürdürülebilirliği için Anayasa Mahkemesi kararlarıyla uyumlu, rasyonel bir geçiş modeli ve yeni fiyatlama stratejilerine ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.

Sektördeki 10 yılını dolduran tesislerin durumu, lisanslı yatırımcılar ile mevcut üreticiler arasında karmaşık bir denkleme dönüşmüş durumda. Lisanslı yatırımcılar, büyük teminatlar ödeyerek girdikleri piyasada rekabet eşitliğinin bozulmasından endişe ederken; 10 yılını tamamlayan üreticiler ise sisteme devam edebilmek için talep edilen ilave lisans bedellerini sorguluyor. Kanun koyucunun lisanslı statüye geçiş için açtığı yol ise Anayasa Mahkemesi’nin, bedel belirleme yetkisinin idareye bırakılamayacağına dair iptal kararıyla kapanmış durumda.

Yeni düzenlemeyle birlikte tavan fiyatların “güncel lisanslı YEKDEM fiyatının %90’ı” ve saatlik piyasa takas fiyatı (PTF) tavanı ile sınırlandırılması, işletme maliyetlerini karşılamayı zorlaştırıyor. Bakım, sigorta ve dağıtım gibi sabit giderleri olan santraller, fiyatların düştüğü saatlerde üretim durdurma riskiyle karşı karşıya kalırken, yükseldiği saatlerde ise tavan fiyat engeline takılıyor. Bu durum, özellikle profesyonel bir toplayıcılık yapısı altında olmayan tesislerin verimliliğini düşürerek, teknolojik yenileme yatırımlarının önünü tıkıyor ve orta vadede arz güvenliği açısından sistematik bir risk oluşturuyor.

Çözüm olarak, tüm paydaşların beklentilerini dengeleyen “Gönüllü Geçiş ve Rasyonel Bedel” modeli öneriliyor. Bu modelde, yatırımcının kendi isteğiyle lisanslı statüye geçişi esas alınırken, ödenecek bedelin idari inisiyatifle değil, TBMM tarafından tesisin ekonomik ömrü ve gelir potansiyeli gözetilerek yasalaştırılması gerektiği belirtiliyor. Ayrıca, arazi tipi santrallerin piyasa kısıtlarından kurtulması için büyük tüketici gruplarıyla doğrudan entegrasyonu sağlayacak portföy modellerinin, enerji arz güvenliğini korumak adına kritik bir alternatif olduğu ifade ediliyor.

https://www.linkedin.com/pulse/yenilenebilir-santrallerde-10-y%25C4%25B1l-sonras%25C4%25B1-karar%25C4%25B1n%25C4%25B1n-%25C3%25B6ncesi-k%25C4%25B1l%25C4%25B1%25C3%25A7-tic9f/