Roma Sapienza Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen bir çalışma, İtalya’nın deniz üstü yüzen güneş enerjisi potansiyelinin ülkenin yıllık 306,1 TWh olan toplam elektrik talebini karşılayabileceğini gösteriyor. Araştırmaya göre, en uygun deniz alanlarının sadece yüzde 2’sinin kullanılması bu ihtiyacı karşılamak için yeterli oluyor. Adriyatik Denizi, Taranto Körfezi ile Sicilya ve Sardinya kıyılarının öne çıktığı çalışma, kısıtlı kara alanına sahip kıyı ülkeleri için deniz üstü güneş paneli kurulumlarının yüksek kapasiteli ve ölçeklenebilir bir çözüm sunduğunu kanıtlıyor.
*Energy for Sustainable Development* dergisinde yayımlanan araştırma, İtalya’nın Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki teknik fizibiliteyi haritalandırmak için gelişmiş bir coğrafi modelden yararlandı. Çalışmanın başyazarı Leonardo Micheli, ekibin okyanus bilimsel, çevresel ve operasyonel verileri birleştirmek için QGIS yazılımını kullandığını ve 0 ile 1 arasında değişen bir fizibilite endeksi oluşturduğunu açıkladı. Dalga yüksekliği, rüzgar hızı, su derinliği ve kıyıya yakınlık gibi on kritik parametrenin hesaba katıldığı modelde, deniz koruma alanları ve feribot rotaları gibi kısıtlı bölgeler değerlendirme dışı tutuldu.
Değerlendirme sonucunda, orta düzeydeki dalga koşulları ve yönetilebilir su derinlikleri nedeniyle Adriyatik Denizi ve Taranto Körfezi’nin özellikle elverişli olduğu belirlendi. Bilim insanları, bu sistemlerin üzerindeki fiziksel baskıyı anlamak amacıyla, güneş paneli modülleri ve yüzen platformların maruz kalacağı mekanik stresi simüle eden bir Hidrodinamik Şiddet Endeksi geliştirdi. Çalışma, deniz ortamındaki yüksek tuzluluğun neden olduğu korozyon, biyolojik kirlenme ve yüksek bakım maliyetleri gibi zorlukların devam ettiğini, aşırı koşullardaki dalga hareketlerinin verimliliği yüzde 9 oranında azaltabileceğini not ediyor.
Buna rağmen, güneş enerjisini denizlere taşımanın getirileri oldukça yüksek kabul ediliyor. Deniz üstü kurulumlar, geniş ve engelsiz alanlardan faydalanırken su ve rüzgarın sağladığı doğal soğutma etkisiyle güneş paneli verimliliğini artırıyor. Ayrıca bu sistemlerin deniz üstü rüzgar santralleriyle aynı alana kurulması, ortak altyapı ve bakım imkanları sayesinde elektrik maliyetlerini düşürüyor. Araştırmacılar, muhafazakar senaryolarda bile İtalya’nın deniz sahasının çok küçük bir kısmının ulusal tüketimi karşılamaya yettiğini belirterek, bu modelin diğer kıyı ülkeleri için de bir yol haritası sunduğunu ifade ediyor.