İngiltere’nin Nottinghamshire bölgesinde yer alan 7 MW/9 MWh kapasiteli Rufford batarya enerji depolama sisteminde (BESS) meydana gelen yangının nedeninin, tesiste kullanılan NMC batarya teknolojisindeki bir kısa devre olduğu açıklandı. Gresham House Energy Storage Fund (GRID) tarafından işletilen tesiste 1 Mayıs sabahı çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin hızlı müdahalesiyle kısa sürede söndürüldü. Herhangi bir yaralanmanın yaşanmadığı olay sonrası şirket, portföyündeki eski teknolojiye sahip bataryaları yenileme ve güvenlik standartlarını en üst seviyeye çıkarma stratejisini hızlandıracağını duyurarak yatırımcılarına ve yerel halka güven verdi.
Nottinghamshire İtfaiye ve Kurtarma Servisi, Rainworth kasabasındaki Colliery Lane’de bulunan depolama tesisindeki yangın ihbarına sabah saat 05:21’de müdahale etti. Tesis sahibi Gresham House, acil durum ekipleriyle tam koordinasyon içinde çalışıldığını ve yangının kısa sürede kontrol altına alındığını doğruladı. Olay anında sahada bulunan personelin tamamının güvenli bir şekilde tahliye edildiği ve bölge halkı için herhangi bir sağlık riski oluşmadığı belirtildi.
Yapılan teknik incelemeler sonucunda yangının, sistemdeki nikel manganez kobalt (NMC) tipi bataryalarda meydana gelen bir kısa devreden kaynaklandığı tespit edildi. Gresham House yetkilileri, bu teknolojinin toplam portföylerinin yalnızca %4,03’lük bir kısmını oluşturduğunu ve 2020 yılından bu yana yapılan hiçbir yeni batarya enerji depolama yatırımı projesinde NMC teknolojisinin tercih edilmediğini vurguladı. 2017 yılında ticari operasyonlarına başlayan Rufford tesisi, fonun toplam 1,7 GWh’lik devasa kurulu kapasitesinin %0,5’inden daha az bir kısmına tekabül ediyor.
Şirket tarafından yapılan açıklamada, söz konusu tesisteki batarya ünitelerinin modernizasyon ve iyileştirme çalışmalarının aslında yangından sadece dört gün sonra, yani 5 Mayıs’ta başlamasının planlandığı ifade edildi. Yaşanan olayın ardından takvimi güncelleyen yönetim, 18 Mayıs itibarıyla yenileme çalışmalarına başlanacağını duyurdu. Gresham House, hem yerel toplulukların güvenliğini sağlamak hem de yatırımcıların çıkarlarını gözetmek adına, portföyündeki eski teknolojileri daha güvenli ve güncel alternatiflerle değiştirme sürecini hızlandırmaya kararlı olduklarını belirtti.