Yunanistan’da enerji depolama politikalarındaki eksiklikler, özellikle küçük ve orta ölçekli güneş enerjisi üreticilerini zor durumda bırakıyor. Ülkede yenilenebilir enerji kapasitesinin talebin çok üzerine çıkmasıyla gündüz saatlerinde elektrik fiyatları sıfıra hatta negatif seviyelere gerilerken, üretilen enerjinin büyük bir kısmı şebeke kısıtlamaları nedeniyle boşa gidiyor. Hükümetin lisanslama süreçlerindeki plansızlığı ve bataryalı depolama sistemlerine yönelik yasal düzenlemelerin gecikmesi, piyasada ciddi bir dengesizliğe yol açarak sektör paydaşları arasında haksız bir rekabet ortamı oluşmasına zemin hazırlıyor.
Yunanistan güneş enerjisi sektöründe yaşanan krizin temelinde, üretim kapasitesi ile tüketim arasındaki derin uçurum yatıyor. Selanik merkezli Yunan Güneş Üreticileri Birliği (POSPIEF) Genel Sekreteri Petros Tsikouras’a göre, günlük talebin 4 ila 11 GW arasında değiştiği ülkede, hükümet son altı yılda 25 GW’a varan devasa bir yenilenebilir enerji projesine lisans vererek sistemi kapasitesinin çok üzerine çıkardı. Bu durum, özellikle güneşin en tepede olduğu 08.00 ile 18.00 saatleri arasında arz fazlası oluşmasına ve fiyatların dibe vurmasına neden oluyor.
Depolama kapasitesinin yetersizliği, gündüz üretilen fazla enerjinin akşam saatlerine kaydırılmasını imkansız kılıyor. 2023 yılında gerçekleştirilen ilk batarya depolama ihalesinde 412 MW kapasite tahsis edilmiş olmasına rağmen, yasal çerçevedeki belirsizlikler ve uygulama süreçlerindeki aksaklıklar nedeniyle projelerin hayata geçirilmesi beklenenden çok daha yavaş ilerliyor. Nisan ayı itibarıyla bu kapasitenin yalnızca 16 MW’lık kısmı piyasada aktif rol alırken, yaklaşık 200 MW’lık bir bölümün ise test aşamasında olduğu belirtiliyor.
Sektör temsilcileri, bu gecikmelerin sadece idari bir yetersizlik değil, aynı zamanda bilinçli bir siyasi tercih olduğunu savunuyor. Güneş enerjisi üretiminin durduğu 19.00 ile 22.00 saatleri arasında elektrik fiyatlarının megavat saat başına 170 ila 250 avro seviyelerine kadar tırmanması, piyasada “kazananlar ve kaybedenler” ayrımını keskinleştiriyor. Akşam saatlerinde üretim yapabilen büyük doğal gaz ve hidroelektrik santrali sahipleri yüksek kârlar elde ederken, gündüz üretim yapan küçük ve orta ölçekli güneş enerjisi yatırımcıları hem düşük fiyatlar hem de zorunlu üretim kesintileri nedeniyle ciddi mali kayıplarla karşı karşıya kalıyor.