Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Türkiye’nin elektrikli araç ve şarj altyapısına dair 2040 yılına kadar uzanan kapsamlı projeksiyon raporunu yayımladı. Mart 2026 itibarıyla 411 bini aşan elektrikli araç sayısının, 2040 yılında yüksek senaryoya göre 13 milyona ulaşması bekleniyor. Şarj altyapısında ise DC (hızlı şarj) noktalarının payı hızla artarken, toplam soket sayısının 400 bini geçeceği öngörülüyor. Raporda, bu büyük dönüşümün ulusal elektrik şebekesi üzerindeki yükünün yönetilebilir düzeyde kalacağı ve yenilenebilir enerji kaynaklarının sürece entegre edileceği vurgulanıyor.
Küresel iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında CO2 emisyonu azaltımı hedefleri, ulaştırma sektöründe elektrifikasyonu bir zorunluluk haline getirdi. Türkiye, bu dönüşüme 2021 sonunda yürürlüğe giren yasal düzenlemeler ve 2022’deki Şarj Hizmeti Yönetmeliği ile güçlü bir zemin hazırladı. EPDK’nın koordinasyonunda yürütülen bu süreçte, şarj ağı işletmeciliği lisansları verilerek piyasa rekabete açıldı. Kullanıcıların güncel verilere erişimini sağlamak amacıyla hayata geçirilen “Şarj@TR” mobil uygulaması ise istasyonların konum, fiyat ve müsaitlik bilgilerini tek merkezde topladı.
Ülkemizdeki elektrikli araç serüveni 2017 yılında bin adedin altındayken, 2020’den itibaren ivme kazanarak 2025 sonunda 373 bin bandını aştı. Mart 2026 verilerine göre yollardaki toplam elektrikli araç sayısı 411 bin 796’ya ulaşmış durumda. Bu filonun büyük çoğunluğunu otomobiller oluştururken; kamyonet, otobüs ve minibüs gibi ticari sınıflarda da hareketlilik gözleniyor. Altyapı tarafında ise 42 bine yaklaşan şarj noktası mevcut. Özellikle şehirlerarası yollarda ve hızlı şarj ihtiyacının arttığı kentsel alanlarda DC soketlerin payı yüzde 43’e yükselerek Avrupa ortalamalarının üzerine çıktı.
EPDK’nın hazırladığı gelecek vizyonuna göre, elektrikli araç sayısında üç farklı senaryo üzerinde duruluyor. 2030 yılı için orta senaryoda 2,3 milyon araç öngörülürken, 2040 yılına gelindiğinde bu rakamın 10,5 milyonu aşması bekleniyor. Yüksek büyüme senaryosunda ise araç sayısının 13 milyonun üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. Bu artışa paralel olarak şarj altyapısının da genişlemesi planlanıyor; 2040 yılında toplam şarj soketi sayısının senaryolara göre 154 bin ile 404 bin arasında değişeceği hesaplanıyor.
Elektrikli araçların şebeke üzerindeki etkisi de raporda titizlikle analiz ediliyor. 2035 yılına gelindiğinde, araçların tükettiği enerjinin toplam elektrik tüketimi içindeki payının en yüksek senaryoda dahi yüzde 4 seviyesinde kalacağı öngörülüyor. Ayrıca “Yeşil Şarj İstasyonu” sertifikasyonu sayesinde, araçlara temin edilen enerjinin yenilenebilir kaynaklardan karşılanması teşvik ediliyor. EPDK, akıllı şebeke yönetimi ve yeni nesil ödeme sistemleriyle bu dönüşümün hem kullanıcı hem de şebeke güvenliği açısından sürdürülebilir bir yapıda kalmasını hedefliyor.