Ne arıyorsunuz?

Güneş Enerjili Drone 5 Saatlik Uçuş Rekoru Kırdı

Dünyaca ünlü drone geliştiricileri Luke ve Mike Bell, güneş enerjisiyle çalışan özel tasarım bir çok rotorlu drone (multirotor) ile 5 saat 2 dakika 21 saniyelik bir uçuş gerçekleştirerek yeni bir dayanıklılık rekoruna imza attı. Daha önce yüksek hızlı yarış dronlarıyla tanınan baba-oğul ikilisi, bu projede verimliliğe odaklanarak 28 adet güneş paneli yardımıyla havada kalma süresini rekor seviyeye taşıdı. Bu başarı; tarım, gözetleme ve haritalama gibi alanlarda uzun menzilli insansız hava araçlarının kullanımı için kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Hız rekoru kıran “Peregreen” serisi yarış dronlarıyla tanınan Luke ve Mike Bell, bu kez rotalarını uzun süreli uçuş teknolojilerine çevirdi. 2026 yılı başlarında saatte 656,6 kilometre hıza ulaşarak Guinness Rekorlar Kitabı’na giren ikili, yeni projelerinde hız yerine enerji verimliliğini ön plana çıkardı. Luke Bell’in daha önce yüksek yoğunluklu nikel-manganez-kobalt (NMC) bataryalar kullanarak kırdığı 3 saat 31 dakikalık gayriresmi havada kalma rekoru, güneş enerjisi entegrasyonu sayesinde çok daha ileri bir noktaya taşındı.

Hafif karbon fiber X-şasi üzerine inşa edilen rekor kıran hava aracı, 45,72 santimetrelik pervaneler ve seri bağlanmış 28 adet güneş paneliyle donatıldı. İdeal güneş ışığı altında yaklaşık 110 watt enerji üreten bu panel dizisi, aracın havada asılı kalması için gereken 70 watt’lık ihtiyacı fazlasıyla karşılıyor. Üretilen fazla enerji, tampon görevi gören yardımcı bir bataryaya aktarılıyor. Hibrit sistemde kullanılan diyotlar sayesinde akım geri akışı engellenirken, bulutlanma veya rüzgar hamleleri gibi anlık güç düşüşlerinde bile uçuş stabilitesi korunuyor.

Geliştirme süreci, deneme-yanılma yöntemleriyle şekillenen zorlu aşamalardan oluştu. Bataryasız tasarlanan ilk prototipin rüzgar nedeniyle sadece üç dakika içinde düşmesinin ardından ekip, ikinci versiyonda toplam ağırlığı yaklaşık 71 gram azalttı. Güneş panellerini sabitlemek için termoplastik poliüretan (TPU) kılıflar kullanan ekip, bu teknik iyileştirmeler sayesinde dronun güç tükenmesi nedeniyle değil, pilotun yorgunluktan dolayı iniş kararı almasıyla uçuşu sonlandırdı.

Luke Bell’in nihai hedefi, yakıt veya şarj ihtiyacı duymadan süresiz uçuş gerçekleştirebilen sistemler geliştirmek. Sabit kanatlı uçakların 64 gün gibi uzun süreler havada kalabildiğini belirten Bell, çok rotorlu araçların havada kalmak için çok daha fazla enerji harcadığına dikkat çekiyor. Gelecekte güneş paneli dizisinin aynı zamanda kanat görevi gördüğü eVTOL (elektrikli dikey kalkış ve iniş) tasarımlarına geçmeyi planlayan ekip, bu sayede havada kalma maliyetini %90 oranında azaltmayı hedefliyor. Bu teknoloji, madencilikten geniş ölçekli tarımsal izlemeye kadar pek çok endüstride “batarya kaygısını” ortadan kaldırarak kesintisiz operasyonların önünü açacak. Güneş hücresi verimliliğinin artmasıyla birlikte, otonom ve uzun menzilli uçuşlarda daha büyük kırılmaların yaşanması bekleniyor.