Ne arıyorsunuz?

Ufuk Alparslan – Türkiye’de ve Dünyada Enerji Dönüşümü




Küresel Krizlerin Gölgesinde Enerji Dönüşümü: Yenilenebilir Kapasite Artarken, Türkiye’yi Neler Bekliyor?
SolarBaba YouTube kanalında Ateş Uğurel moderatörlüğünde gerçekleştirilen canlı yayının konuğu, veri odaklı küresel iklim ve enerji düşünce kuruluşu Ember’in Türkiye ve Kafkaslar sorumlusu Ufuk Alparslan oldu. Yayında, Avrupa’da yaşanan elektrik kesintilerinin gerçek yüzünden fosil yakıt krizine, elektrikli araç pazarındaki küresel trendlerden Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyelini baskılayan bürokratik engellere kadar sektörün en sıcak gündem maddeleri tartışıldı.

İspanya Elektrik Kesintisi: Yenilenebilir Enerji Suçlu Değil, Şebeke Yönetimi Hazırlıksız
Geçtiğimiz yıl İberya yarımadasında (İspanya ve Portekiz) yaşanan ve faturası yenilenebilir enerjiye kesilmeye çalışılan büyük elektrik kesintisinin ardındaki gerçekler detaylandırıldı. Alparslan, detaylı kaza raporlarına göre sistem çöküşünün rüzgar veya güneş santrallerinin kararsızlığından değil; şebeke işletmecisinin voltaj kontrolündeki eksikliği ve konvansiyonel santrallerin yeterli reaktif gücü sağlayamamasından kaynaklandığını aktardı. Geleceğin elektrik sistemlerinde rüzgar ve güneşin payı artacaksa, şebeke yönetimlerinin bu yeni dinamiklere uygun şekilde hazırlanması ve altyapıların güncellenmesi gerektiğinin altı çizildi.

Fosil Yakıt Krizi ve Güneşin Rekor Yükselişi
Dünya nüfusunun dörtte üçünün enerjide net ithalatçı olduğu günümüzde, Türkiye de nihai enerji tüketiminde yaklaşık %70 oranında dışa bağımlı bir tablo çiziyor. Kömür, petrol ve doğalgaz maliyetlerindeki küresel tırmanış, elektriğinin önemli bir kısmını ithal kömürle üreten Türkiye’yi ekonomik olarak doğrudan sarsıyor. Bu krize karşı en net çözüm ise yenilenebilir enerji. Verilere göre 2025 yılında dünyada 814 GW’lık rekor rüzgar ve güneş santrali kurulumu yapıldı. Kurulan 647 GW’lık güneş kapasitesi, saniyede yaklaşık 20 kW’lık (4-5 panel) kurulum anlamına geliyor. Küresel çapta toplam güneş kurulu gücü 2.9 TW seviyesine ulaşırken, enerjide dışa bağımlı Türkiye’nin 2025’teki yeni rüzgar ve güneş kurulumu ise sadece 6.5 GW seviyesinde kalarak dünya hızının oldukça gerisinde seyrediyor.

Elektrikli Araçlar: Asya Sürprizi ve Türkiye Pazarı
Yayının bir diğer odak noktası, akaryakıt zamlarına ve petrol ithalatına karşı kalkan görevi gören elektrikli ulaşım (EV) oldu. Elektrikli araç dönüşümünün sadece Batı’ya özgü olmadığı; Vietnam, Singapur ve Tayland gibi Asya ülkelerinin satış oranlarında büyük Avrupa ülkelerini geride bıraktığı ifade edildi. Türkiye’de ise yeni otomobil satışlarında elektrikli araçların payı %17-19 seviyelerine çıkarak Avrupa ortalamasını yakalasa da, trafikteki 400.000 adetlik hacim toplam araç havuzunun henüz sadece %2’sini oluşturuyor. Ancak, şebekenin çökmeksizin bu araçları besleyebilmesi için elektrikli şarj istasyonlarının güneş enerjisi ve enerji depolama (batarya) sistemleriyle eşkenar bir üçgen kurarak entegre çalışmasının zorunluluğu vurgulandı.

120 GW’lık Çatı GES Potansiyeline Mevzuat Freni
Türkiye’nin 120 GW’lık devasa Çatı Güneş Enerjisi Santrali (GES) potansiyelini tam anlamıyla kullanamadığı belirtildi. Dünya genelindeki başarılı örnekler önce çatı kurulumlarıyla tabana yayılırken, Türkiye’nin büyük arazili projelere öncelik vermesi eleştirildi.Bunun yanı sıra, Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nde gece yarısı yapılan değişiklikler ve geriye dönük işletilen “saatlik mahsuplaşma” uygulamasının yatırımcıları zarara uğrattığı konuşuldu. Özellikle yaz aylarında ürettiği elektriği şebekeye vererek yatırımını amorti etmeye çalışan sanayicilerin ve kendi evinin çatısına santral kurmak isteyen vatandaşların, bu tür ağır bürokratik engeller ve plansız mevzuat değişiklikleri nedeniyle sistemden koptuğu uyarısı yapıldı.

Gelecek Vizyonu: Finansman ve Kaynakların Doğru Yönlendirilmesi
Enerji dönüşümünün önündeki en büyük engelin finansman olduğu açıklandı. Türkiye’nin 2035 yılındaki 120 GW hedefine ulaşabilmesi için sadece şebeke yatırımları bazında dışarıdan 28 milyar dolarlık finansman bulması gerekiyor. Alparslan’a göre, kısıtlı kaynakların ithal fiyatına endekslenerek yerli kömüre megavatsaat başına 75 dolar gibi astronomik alım garantileriyle aktarılması, en ucuz kaynaklar olan rüzgar ve güneşin önünü kesen büyük bir stratejik hata olarak öne çıkıyor. Program, bu konuların çok daha detaylı tartışılacağı yaklaşan Solarex Fuarı duyurusuyla son buldu.