Suudi Arabistan, geçtiğimiz yıl yaklaşık 7,8 GW’lık güneş enerjisi kurulumu gerçekleştirerek toplam kapasitesini 12,4 GW seviyesine çıkardı ve enerji dönüşümünde tarihi bir rekora imza attı. Ancak bu hızlı büyümeye rağmen analistler, ülkenin “Vizyon 2030” hedefleri kapsamında belirlediği 130 GW’lık yenilenebilir enerji kapasitesine ulaşma konusunda takvimin gerisinde kaldığını belirtiyor. Mevcut hızla hedeflerin 2035 yılına sarkabileceği öngörülürken; şebeke altyapısının modernizasyonu, depolama çözümlerinin entegrasyonu ve bürokratik süreçlerin hızlandırılması, krallığın enerji dönüşümündeki kritik öncelikleri arasında yer alıyor.
Geçtiğimiz yıl kaydedilen artış, Suudi Arabistan tarihindeki en büyük yıllık büyüme olarak kayıtlara geçti. GlobalData tarafından paylaşılan verilere göre, 2024 yılı sonunda 4 bin 665 MW olan kümülatif güneş enerjisi kapasitesi, dönem sonu itibarıyla tahmini 12 bin 465 MW seviyesine ulaştı. Projeksiyonlar, bu yıl 5,2 GW ve 2027 yılında 9,6 GW ek kapasitenin daha devreye alınacağını, böylece toplam gücün önümüzdeki yılın sonunda 27,3 GW’a ulaşabileceğini gösteriyor. Ancak 130 GW’lık asıl hedefe zamanında ulaşılabilmesi için ülkenin her yıl 23 GW’tan fazla yeni projeyi hizmete alması gerekiyor.
Enerji analisti Attaurrahman Ojindaram Saibasan’a göre, yakalanan bu ivmenin sürdürülebilir kılınması için stratejik yapısal değişiklikler yapılması şart. Saibasan, şeffaf ve uzun vadeli bir inşa planlamasının yanı sıra standartlaştırılmış enerji alım anlaşmaları ve düzenli ihale döngülerinin önemine dikkat çekiyor. Ayrıca, arazi erişimi ve izin süreçlerini kolaylaştıracak “tek durak” idari sistemin kurulması ile şebeke bağlantı kapasitelerine dair net yönergelerin oluşturulması, yatırımcı güvenini artıracak temel unsurlar arasında gösteriliyor.
Teknik altyapı tarafında ise bu ölçekteki bir kapasite artışını yönetmek için şebeke esnekliği ve iletim hatlarına ciddi yatırımlar yapılması bekleniyor. Analistler, hava durumuna bağlı enerji üretimindeki dalgalanmaları dengelemek için özellikle akşam saatlerindeki puant talebi yönetecek büyük ölçekli depolama sistemlerinin entegre edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bunun yanı sıra, ticari sektörler için mahsuplaşma yöntemlerinin geliştirilmesi ve yeşil tahviller gibi düşük maliyetli finansman araçlarının kullanılması, büyümenin tabana yayılmasını sağlayabilir.
Mevcut piyasa yapısında devasa ölçekli santral projeleri hakimiyetini koruyor. Riyad merkezli enerji devi ACWA Power, geçtiğimiz yıl 2,79 GW’lık yeni kapasiteyi operasyonel hale getirirken, hükümetin ulusal yenilenebilir enerji programı da vites yükseltiyor. Programın altıncı aşamasında rekor düzeyde düşük maliyetli projeler ödüllendirilirken, Suudi Enerji Tedarik Şirketi tarafından imzalanan toplam 12 GW’lık beş yeni anlaşma, küresel ölçekte tek aşamada gerçekleştirilen en büyük yenilenebilir enerji tedariki olarak kayıtlara geçti.
Gelecek dönemde Suudi güneş enerjisi pazarının itici gücünün, endüstriyel karbonsuzlaşma ve elektrifikasyon süreçleri olması bekleniyor. Yeşil hidrojen üretimi ve çevre dostu endüstriyel ürünlere olan talebin artmasıyla birlikte, kurumsal enerji alım anlaşmalarının pazarı daha da büyüteceği öngörülüyor. Kral Abdullah Petrol Çalışmaları ve Araştırma Merkezi’nin verileri ise ülkenin bu alandaki geniş potansiyelini doğruluyor; 151,3 GW’lık devasa bir güneş enerjisi kurulumu dahi Suudi Arabistan’ın toplam yüz ölçümünün yalnızca yüzde 0,16’lık bir kısmını kaplıyor.